Sanayi ortamında klima korozyonu
Havadaki kimyasal yük ile deniz tuzu bir arada; kanatçık ömrü konut ortamının çok altında.

Sanayi bölgelerinde klimaların ömrü, aynı yaştaki konut cihazlarından belirgin biçimde kısa oluyor. Sebebi kullanım yoğunluğu değil; klima korozyonunu üreten havanın kendisi. Ortamdaki kimyasal yük, metal yüzeylerde konut ortamında görülmeyen bir bozulma başlatıyor.
Sanayi atmosferi cihazda belirli bir iz bırakıyor; izlenen belirtiler ve korunma yolları da bu ize göre şekilleniyor.
Havadaki yükün metale etkisi
Sanayi bölgelerinde havada bulunan bileşenler, nemle birleştiğinde metal yüzeylerde aşındırıcı bir tabaka oluşturuyor.
En çok etkilenen yer dış ünitenin eşanjörü. Kanatçıklar çok ince alüminyumdan; birkaç mikron kalınlığındaki bir kayıp bile yüzeyde delinme üretiyor.
Bakır borular ise farklı davranıyor: yüzeyde koyu bir tabaka oluşuyor ve bu tabaka zamanla derinleşiyor.
Kıyı kesiminde buna tuz da ekleniyor. Aliağa ve çevresinde iki etken çoğu zaman bir arada bulunuyor: deniz tuzu ve sanayi atmosferi.
Bu birleşim, bozulmayı tek başına her iki etkenden de hızlı ilerletiyor. Aynı marka ve modeldeki bir cihaz, iç kesimdeki bir tesise göre çok daha erken yenileme gerektirebiliyor.

Belirtiler nasıl ilerliyor
Bozulma sessiz başlıyor ve belirli bir sırayla görünür hâle geliyor.
Renk değişimi. Kanatçık yüzeyinde matlaşma ve koyulaşma. Bu aşamada performans kaybı ölçülemiyor.
Beyaz tozlanma. Alüminyum yüzeyde oluşan birikinti. Kanatçık aralarını daraltmaya başlıyor.
Kanatçık tabanında incelme. Kanatçığın boruya bağlandığı bölge, en çok nem tutan yer olduğu için önce burası bozuluyor.
Kapasite düşüşü. Isı geçiş yüzeyi azaldığı için cihaz aynı işi daha uzun sürede yapıyor.
Kaçak. Bozulma boru cidarına ulaştığında akışkan sızmaya başlıyor. Genellikle çok küçük ve bulunması zor bir kaçak oluyor.
Sonuncusu bu ortamlarda tekrarlayan bir tablo: gaz eklenen cihaz birkaç ay sonra yeniden boşalıyor.
Kaçak neden bulunamıyor
Kimyasal ortamda oluşan kaçaklar, mekanik sebeplerden farklı davranıyor.
Bir havşa bağlantısındaki kaçak tek noktada olur ve bulunabilir. Korozyon kaçağı ise eşanjörün gövdesinde, kanatçıkların arasında ve çoğu zaman birden fazla noktada oluyor.
Elektronik dedektörle arama, kanatçık paketinin içine ulaşamadığı için zorlaşıyor. Köpük çözelti de aynı sebeple yüzeye uygulanamıyor.
Bu yüzden şüphe varsa yaklaşım değişiyor: eşanjör basınç altında bırakılıp uzun süreli izleniyor ya da parça sökülerek kontrol ediliyor. Bulunsa bile onarım kararı zor: aynı ortamda çalışan bir eşanjörde bir noktanın onarılması, diğer noktaların da sırada olduğu anlamına geliyor. Bu noktada karar cihazın yaşına ve eşanjörün genel durumuna bakılarak veriliyor.

Korunma yolları
Bu ortamlarda bozulma tamamen engellenemiyor ama belirgin biçimde yavaşlatılabiliyor.
Kaplamalı eşanjör. Kanatçık yüzeyi koruyucu kaplamayla üretilmiş modeller bulunuyor. Zorlu ortamlar için tasarlanan bu cihazlar, standart modellere göre çok daha uzun dayanıyor.
Sonradan uygulanan koruyucu. Mevcut cihazlarda kanatçık yüzeyine uygulanan koruyucular var; etkisi kaplamalı üretime göre sınırlı ama işe yarıyor.
Düzenli yıkama. En etkili ve en ucuz önlem. Yüzeyde biriken kimyasal ve tuz kalıntısının düzenli olarak temizlenmesi, tabakanın derinleşmesini yavaşlatıyor.
Konum seçimi. Baca, egzoz çıkışı ve proses havalandırmasının yakınına kurulmuş bir dış ünite, en yoğun havayı doğrudan emiyor.
Ön filtre. Kaba partikülleri tutan bir mat, kanatçıkları koruyor; ancak hava akışını kısıtlamayacak biçimde seçiliyor ve düzenli değiştiriliyor.
Beş önlemin ilk ikisi satın alma, diğer üçü işletme kararı.
Bakım aralığı burada değişiyor
Sanayi ortamında bakım, konfor mekânlarındaki takvimle yürümüyor. Yıkama, kirlenme hızına göre planlanıyor; bazı tesislerde bu, yılda birkaç kez anlamına geliyor.
Yıkamada kullanılan ürün de önemli: yanlış seçilmiş güçlü bir kimyasal, korozyonu hızlandırıyor. Alüminyum için uygun ve nötr ürünler tercih ediliyor.
Durulama eksik kalırsa kimyasal yüzeyde kalıyor ve zaten kırılgan olan kanatçıkta bozulmayı sürdürüyor.
Bakımda ayrıca kanatçık durumu fotoğrafla kayda geçiriliyor. Yıllara göre karşılaştırıldığında bozulmanın hızı görünür hâle geliyor ve yenileme kararı buna dayandırılıyor.
Elektrik tarafı da izleniyor: kimyasal ortamda klemens ve kart bağlantılarında oksitlenme, konut ortamına göre çok daha hızlı ilerliyor.
Yenileme kararı nasıl veriliyor
Bu ortamlarda cihaz, mekanik ömrünü tamamlamadan eşanjör nedeniyle elden çıkabiliyor.
Karar birkaç veriye bakılarak veriliyor. Kanatçık durumu: yüzeyde delinme ve kopma başladıysa kapasite geri gelmiyor.
Kaçak geçmişi: aynı cihaza tekrarlayan gaz ilavesi yapılıyorsa devre artık sızdırıyor demek.
Ölçüm eğilimi: çekilen akım ve kapasite değerleri yıllara göre bozuluyorsa.
Cihaz yaşı ve akışkan tipi: eski akışkan kullanan bir cihazda onarım kararı ayrıca zorlaşıyor.
Yenileme yapılırken de aynı hataya düşülmemesi gerekiyor: standart bir cihaz aynı ortama kurulduğunda aynı süre sonunda aynı noktaya geliyor. Bu yüzden yeni kurulumlarda kaplamalı modeller ve konum düzeltmesi birlikte değerlendiriliyor.
İşletmenin izleyebileceği işaretler
Teknik ölçüm yapılmadan da bozulmanın ilerlediği fark edilebiliyor.
Kanatçıkta beyaz tozlanma ya da koyulaşma. Gözle görülüyor.
Yıkama sonrasında akan suyun rengi. Koyu ve tortulu su, birikimin ilerlediğini gösteriyor.
Aynı cihaza tekrarlayan gaz ilavesi. En net işaret.
Sıcak günlerde yetersizlik. Isı geçiş yüzeyi azalmış olabiliyor.
Boru yüzeyinde koyu tabaka ve yeşilimsi iz. Bakır tarafında bozulma başlamış demek.
Beş işaret de bakım ziyaretlerinde not edildiğinde, cihazın kaç sezon daha çalışabileceği tahmin edilebiliyor. Bu, plansız bir arızayla karşılaşmak yerine yenilemeyi planlamayı sağlıyor.
Kanatçık taraması nasıl yapılıyor
Bozulmanın hangi aşamada olduğu, basit bir yöntemle izlenebiliyor.
Kanatçık paketinin birkaç noktasından yakın plan fotoğraf çekiliyor; aynı noktalar her bakımda tekrarlanıyor. Yıllar yan yana konduğunda bozulmanın hızı görünür oluyor.
İkinci gösterge, kanatçık aralarına ışık tutulduğunda geçen ışık miktarı. Birikim ilerledikçe paket ışığı geçirmez hâle geliyor.
Üçüncüsü hava debisi ölçümü: aynı cihazda yıldan yıla düşen debi, temizlikle geri gelmiyorsa kanatçık geometrisi bozulmuş demek. Bu üç veri birlikte okunduğunda cihazın kaç sezon daha çalışabileceği tahmin edilebiliyor; yenileme plansız bir arıza yerine takvime bağlanıyor.
Aliağa ve çevresinde
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de sanayi bölgelerindeki tesisler için kanatçık durumu değerlendirmesi, koruyucu bakım, yıkama programı ve yenileme planlaması yapıyoruz. Kanatçık durumu her ziyarette kayda geçiriliyor.