Prefabrik ve konteyner yapıda klima
Hacim küçük ama dışa açık yüzey oranı yüksek; metrekare hesabı burada yanıltıyor.

Prefabrik yapılar ve konteyner ofisler, iklimlendirme açısından kendine özgü bir sınıf oluşturuyor. Hacim küçük ama dış koşullara maruz yüzey oranı yüksek. Aynı metrekaredeki bir daireye göre yük belirgin biçimde farklı davranıyor.
Bu yapılarda kapasite neden farklı hesaplanıyor, montaj tarafında hangi kısıtlar çıkıyor ve sahada nelere dikkat ediliyor?
Yük neden daha büyük çıkıyor
Prefabrik ve konteyner yapılarda dört etken yükü yukarı çekiyor.
Yüzey oranı. Yapı bağımsız duruyor; dört duvarı, tavanı ve tabanı doğrudan dış koşullara açık. Bir apartman dairesinde bu yüzeylerin çoğu komşu hacimlerle paylaşılıyor.
İnce kabuk. Panel kalınlığı ve yalıtım seviyesi, bir betonarme duvarın ısı depolama kapasitesini sağlamıyor. Dışarısı ısındığında içerisi hızla ısınıyor.
Metal yüzey. Çatı ve cephe kaplaması güneş altında hızla ısınıyor ve bu ısıyı içeri veriyor.
Kapı ve pencere oranı. Küçük hacimde tek bir pencere bile toplam yüzeyin belirgin bir bölümünü oluşturuyor.
Bu dört etken bir araya geldiğinde, metrekareye göre yapılan basit bir hesap gerçek ihtiyacın altında kalıyor.

Küçük hacmin kendi sorunu
Yük yüksek diye kapasiteyi büyütmek burada ayrı bir sorun üretiyor.
Küçük bir hacim, büyük kapasiteli bir cihazla hızla hedefe ulaşıyor ve cihaz kesiyor. Kısa süre sonra tekrar başlıyor.
Bu kısa çevrim düzeninde nem alma yapılamıyor; ortam soğuk ama yapış yapış kalıyor. Konteyner ofislerde en sık gelen şikâyet tam olarak bu.
Ayrıca sıcaklık dalgalanıyor: cihaz çalışırken üşütecek kadar soğuk, kestiğinde kısa sürede ısınan bir ortam oluşuyor. Küçük hacimde bu dalgalanma daha da belirgin çünkü ortamın ısı depolayacak kütlesi yok. Bu yüzden bu yapılarda inverter cihazlar öne çıkıyor: devri düşürerek çalışmaya devam ediyor, hem nem alıyor hem de dalgalanmayı azaltıyor.
Kabuğu iyileştirmek cihazdan önce geliyor
Bu yapılarda en etkili çözüm, cihaz seçiminden önce yükün azaltılması.
Çatı gölgeleme. Metal çatının doğrudan güneş almaması, iç sıcaklığı belirgin biçimde düşürüyor. Üstüne konan ikinci bir örtü ya da sundurma en çok işe yarayan tek müdahale.
Açık renk yüzey. Koyu renkli bir kabuk çok daha fazla ısınıyor.
Pencere gölgelemesi. Tente, panjur ya da cam filmi.
Kapı düzeni. Sürekli açılan bir kapı, küçük hacimde tüm şartlandırmayı boşa çıkarıyor.
Ek yalıtım. Tavan içine eklenen bir katman, kalıcı fark üretiyor.
Bu beş başlık uygulandığında gereken kapasite düşüyor; hem cihaz küçülüyor hem de kısa çevrim sorunu hafifliyor.

Montajda karşılaşılan kısıtlar
Bu yapılarda kurulum, betonarme bir binadakinden farklı ilerliyor.
Duvar taşıma kapasitesi. Panel duvar, iç ünitenin ağırlığını ve çalışma titreşimini tek başına taşımıyor. Sabitleme, panelin taşıyıcı profillerine yapılıyor ya da ek destek konuyor.
Dış ünite konumu. Yapının dış cephesine asmak yerine zemine ya da ayrı bir sehpaya kurmak çoğu zaman daha sağlıklı; titreşim gövdeye geçmiyor.
Delik ve sızdırmazlık. Panel kabuğunda açılan delik, yağmur ve nem için bir yol oluşturuyor. Geçiş noktasının dışa doğru eğimli ve sızdırmaz biçimde kapatılması gerekiyor.
Tahliye. Yapı zeminden yüksekte olduğu için tahliye kolay çözülüyor; suyun temele ve geçiş yoluna bırakılmaması yeterli.
Elektrik. Şantiye ve saha koşullarında besleme çoğu zaman geçici hatlardan geliyor; kesit ve koruma değeri cihaza uygun olmalı.
Beş başlık da kurulumdan önce konuşulduğunda, sonradan sökme-takma gerektiren tablolar ortaya çıkmıyor.
Şantiye ve saha koşulları
Bu yapılar çoğu zaman tozlu ve zorlu ortamlarda bulunuyor; bu, bakım tarafını doğrudan etkiliyor.
Toz, filtre ve eşanjörde hızlı birikim yapıyor. Sanayi bölgelerinde buna partikül ve kimyasal yük ekleniyor.
Bakım aralığı bu yüzden takvime değil ortam yüküne göre belirleniyor; filtre kontrolü çok daha sık bir kalem oluyor. Dış ünitenin konumu ayrıca önemli: araç trafiğinin tozunu ve makine egzozunu doğrudan emen bir konum, kanatçıkları hızla tıkıyor.
Koruma kafesi kullanılıyorsa, hava akışını kısıtlamayacak açıklıkta ve temizlik için sökülebilir olması gerekiyor. Yapının yer değiştirmesi de bu sınıfa özgü bir durum: taşınma öncesinde akışkanın toplanması ve hatların doğru sökülmesi gerekiyor.
Kış kullanımı
Bu yapılarda kış kullanımı da yaz kadar zorlayıcı oluyor.
İnce kabuk, ısıyı hızla dışarı veriyor. Cihaz kapatıldığında ortam kısa sürede soğuyor.
Isı pompası özelliği olan cihazlar bu yapılarda yaygın kullanılıyor; ancak dış hava sıcaklığı düştükçe kapasitenin azaldığı hesaba katılıyor.
Çok soğuk dönemlerde ek bir ısıtıcı gerekebiliyor. Burada elektrik tesisatının toplam yükü karşılayıp karşılamadığı belirleyici oluyor.
Bir de yoğuşma başlığı var: soğuk yüzeylerde iç nem yoğuşuyor. Yeterince havalandırılmayan konteynerlerde bu, yüzeylerde nem ve küf üretiyor.
Cihazın nem alma özelliği bu tabloyu iyileştiriyor ama havalandırmanın yerini tutmuyor.
Karar için sorulacaklar
Bu yapılarda cihaz seçimi öncesinde cevaplanan sorular kısa bir liste oluşturuyor.
Yapı hangi yöne bakıyor ve çatısı gölgede mi.
Kaç kişi kullanıyor, kapı ne sıklıkta açılıyor.
İçeride ısı üreten ekipman var mı.
Kışın da kullanılacak mı.
Elektrik beslemesi kalıcı mı, geçici mi.
Yapı ileride taşınacak mı.
Altı sorunun cevabı hem kapasiteyi hem de montaj biçimini belirliyor. Özellikle sonuncusu, sabitleme ve hat çekimi kararlarını doğrudan değiştiriyor.
Geçici mi kalıcı mı
Bu yapılarda sık sorulan bir başlık, cihazın ne kadar süre kullanılacağı. Birkaç aylık bir saha kullanımı ile yıllarca kullanılacak bir ofis birimi aynı kararı gerektirmiyor.
Kısa süreli kullanımda taşınabilir çözümler gündeme geliyor; bunlarda sıcak havanın dışarı atılacağı bir yol bulunması ve tahliye suyunun boşaltılması gerekiyor. Kalıcı kullanımda ise standart bir split sistem hem verim hem konfor tarafında belirgin biçimde daha iyi sonuç veriyor.
Ara bir durum da var: yapı taşınacak ama cihaz da onunla gidecekse, montaj sökülebilirlik düşünülerek yapılıyor. Hat uzunluğu, sabitleme ve geçiş noktası buna göre planlanıyor.
Bu karar baştan verildiğinde, sonraki taşınmalarda cihaz zarar görmeden yeniden kurulabiliyor.
Yaptığımız işler
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de prefabrik yapı, konteyner ofis ve saha birimleri için kapasite değerlendirmesi, montaj ve dönemsel bakım yapıyoruz. Ortam yükü nedeniyle bakım aralığı ayrıca planlanıyor.