İçeriğe geç

Yüksek tavanlı mekânda kapasite hesabı

ADEK Servis Ekibi 5 dk okuma

Alan değil hacim; ama asıl belirleyici soğutulan havanın nerede kaldığı. Çözüm çoğu zaman klima değil.

Çatıda yan yana iki VRF dış ünitesi; kanatçıklar temiz

Yüksek tavanlı mekânlarda kapasite hesabı metrekare üzerinden yapılamıyor. Sebebi hacim ama tek başına hacim de yetmiyor: asıl belirleyici, soğutulan havanın nerede kaldığı.

Tabakalaşma hesabı baştan değiştiriyor ve çözüm çoğu zaman klimadan değil hava dolaşımından geliyor.

Alan değil hacim

Standart tavan yüksekliğine göre yapılan hesaplar, alanı belirli bir katsayıyla çarpıyor. Bu katsayı sabit bir tavan yüksekliği varsayıyor.

Tavan yükseldiğinde hacim doğrudan büyüyor. Aynı metrekaredeki iki mekândan biri iki kat yüksekse, soğutulacak hava miktarı da iki katına çıkıyor.

Bu yüzden hesap alan yerine hacim üzerinden kuruluyor: alan çarpı yükseklik.

Ama bu düzeltme tek başına yetmiyor ve yüksek tavanlı mekânlarda hesabın yanılmasının asıl sebebi de bu. Hacim büyüdüğü halde o hacmin tamamının soğutulması gerekmiyor olabiliyor.

Çatıda iki tekniker dış ünite grubunda çalışıyor
Yüksek tavanlı mekânlarda kapasite kararı, zemin ve tavan sıcaklığı ayrı ayrı ölçüldükten sonra veriliyor.

Sıcak hava yukarıda toplanıyor

Yüksek tavanlı mekânlarda en belirleyici olay bu.

Sıcak hava hafif olduğu için yükseliyor ve tavan altında bir tabaka oluşturuyor. Soğuk hava ise aşağıda kalıyor.

Zemin seviyesi ile tavan arasında birkaç derecelik değil, bazen belirgin biçimde büyük bir fark oluşuyor. Bu farka tabakalaşma deniyor.

İki sonucu var. Birincisi soğutmada verimsizlik: tavandaki sıcak tabaka çatıya ya da üst yüzeye ısı veriyor ve dolaşım bozuluyor. İkincisi ısıtmada israf: üretilen sıcak hava insanın bulunduğu yere hiç ulaşmadan yukarıda birikiyor.

Isıtma tarafındaki etki daha ağır. Yüksek tavanlı bir mekânı klimayla ısıtmak, üretilen ısının önemli bir bölümünü kimsenin bulunmadığı bir hacme göndermek anlamına gelebiliyor.

Çözüm çoğu zaman klima değil

Bu, yüksek tavanlı mekânlarda en çok karşılığı olan müdahale.

Sirkülasyon fanları tavandaki sıcak tabakayı kırıyor. Yavaş dönen büyük çaplı fanlar, yukarıdaki havayı aşağı indiriyor ve hacmi dengeliyor.

Etkisi doğrudan: zemin ile tavan arasındaki fark azalıyor, klimanın işi hafifliyor ve ısıtmada üretilen ısı kullanılabilir hale geliyor.

Maliyeti de klimayla kıyaslanmayacak kadar düşük. Çoğu mekânda önce bu deneniyor, sonuç ölçülüyor ve kapasite kararı ondan sonra veriliyor.

İkinci müdahale çatı ve tavan havalandırması: tavanda biriken sıcak havanın dışarı atılması. Depo ve üretim alanlarında yaygın bir çözüm.

Hangi bölge şartlandırılıyor

Yüksek tavanlı mekânlarda hedefi doğru belirlemek hesabı küçültüyor.

İnsanlar zeminde bulunuyor. Konfor, zemin ile yaklaşık iki metre yüksekliğe kadar olan bölgede isteniyor; tavan altındaki hacmin sıcaklığı çoğu durumda önemli değil.

Bu, bölgesel şartlandırma yaklaşımını doğuruyor: hacmin tamamı yerine kullanılan bölge hedefleniyor.

Uygulamada bu, hava dağılımıyla sağlanıyor. Üflemenin aşağı yönlendirilmesi, yer tipi ünitelerin kullanılması ya da kanallı sistemde menfezlerin uygun yükseklikte konumlandırılması.

Duvarın çok yukarısına monte edilen bir duvar tipi ünite, tam da bu yüzden yüksek tavanlı mekânlarda zorlanıyor: üflediği hava aşağıya inmeden yukarıda karışıyor.

Asma tavan içinde esnek kanal bağlantısı yapılıyor
Kanallı sistemde menfez konumları serbest olduğu için havanın nereye verileceği planlanabiliyor.

Cihaz tipi ve üfleme mesafesi

Kapasite doğru olsa bile hava ulaşmıyorsa sonuç alınmıyor.

Duvar tipi split. Üfleme mesafesi sınırlı; yüksek ve geniş bir hacimde havayı öbür uca taşıyamıyor. Küçük yüksek tavanlı odalarda kullanılabiliyor.

Kaset ünite. Dört yöne üflüyor ve asma tavana gömülüyor. Yüksek tavanda ise ünite ile insan arasındaki mesafe artıyor; bazı modellerde yüksek montaj için ayarlanabilen üfleme seçeneği bulunuyor.

Kanallı sistem. Menfez konumları serbest olduğu için havanın nereye verileceği planlanabiliyor. Yüksek tavanlı mekânlarda en esnek çözüm.

Yer tipi ünite. Havayı zeminden veriyor; tabakalaşmanın olduğu mekânlarda mantıklı bir seçim. Isıtmada özellikle avantajlı.

Cihazın üfleme mesafesi teknik belgede yazıyor ve yüksek tavanlı mekânlarda kapasite kadar önemli bir ölçüt.

Hesapta hangi bilgiler isteniyor

Yüksek tavanlı bir mekân için kapasite belirlenirken sorular somut.

Alan ve tavan yüksekliği. Hacmin girdisi.

Tavan tipi. Düz mü, eğimli mi; üstünde çatı mı başka bir hacim mi.

Kullanılan bölge yüksekliği. İnsanlar hangi seviyede bulunuyor; galeri ya da asma kat var mı.

Cam alanı ve yönü. Yüksek tavanlı mekânlarda cam yüzeyler de genellikle büyük.

Kapı düzeni. Büyük kapılar ve sık açılma, hacim büyüdükçe daha çok yük getiriyor.

Sirkülasyon var mı. Fan bulunuyorsa tabakalaşma kırılmış demek ve hesap değişiyor.

Altıncı soru genellikle sonucu en çok değiştiren madde oluyor.

Nerelerde karşımıza çıkıyor

Yüksek tavan yalnız sanayi yapılarına özgü değil.

Galerili konutlar ve dubleksler. Merdiven boşluğu iki katı tek hacim yapıyor; soğuk hava aşağıda kalıyor, sıcak hava yukarı çıkıyor.

Kilise, tarihi yapı ve dönüştürülmüş mekânlar. Yüksek tavan ve büyük hacim; çoğu zaman yalıtımsız.

Showroom ve satış salonları. Görünüm önemli olduğu için cihaz gizlenmek isteniyor; bu da kanallı sistemi öne çıkarıyor.

Spor salonları ve toplantı alanları. Yüksek tavana ek olarak yüksek insan yükü.

Depo ve üretim alanları. En büyük hacimler burada; çözüm genellikle tam iklimlendirme değil sirkülasyon ve havalandırma.

Ortak nokta şu: hepsinde önce tabakalaşma kırılıyor, sonra kapasite konuşuluyor.

Isıtmada tablo daha da sertleşiyor

Yüksek tavanlı bir mekânı klimayla ısıtmak, soğutmaktan zor.

Sıcak hava zaten yukarı çıkma eğiliminde; üflenen ısıtılmış hava doğrudan tavan altına gidiyor. Zemin seviyesindeki insan bu ısıdan neredeyse hiç faydalanmıyor.

Bu yüzden ısıtmada üfleme aşağı yönlendiriliyor ve fan devri yüksek tutuluyor; hava aşağıya itilmiş oluyor.

Yer tipi üniteler bu mekânlarda ısıtma için belirgin avantajlı: havayı zeminden veriyorlar ve tabakalaşmayı baştan kırıyorlar.

Sirkülasyon fanları ise kışın da çalıştırılıyor. Yukarıdaki sıcak havayı aşağı indirmek, ek ısıtma kapasitesinden daha ucuz bir çözüm.

Aliağa ve çevresinde

Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de klima kapasite hesabı, sistem seçimi ve montaj için ADEK Klima'ya ulaşabilirsiniz. Yüksek tavanlı mekânlarda zemin ve tavan sıcaklığını ayrı ayrı ölçüp kararı ona göre veriyoruz.

Sık sorulanlar

Yüksek tavanda kapasite nasıl hesaplanıyor?+
Alan değil hacim üzerinden: alan çarpı yükseklik. Ama bu düzeltme tek başına yetmiyor; hacim büyüdüğü halde o hacmin tamamının soğutulması gerekmiyor olabiliyor.
Tabakalaşma nedir?+
Sıcak havanın yükselip tavan altında bir tabaka oluşturması. Zemin ile tavan arasında bazen belirgin biçimde büyük bir fark oluşuyor; soğutmada verim düşüyor, ısıtmada üretilen ısı kimsenin bulunmadığı hacimde birikiyor.
Çözüm klima büyütmek mi?+
Çoğu zaman değil. Sirkülasyon fanları tavandaki sıcak tabakayı kırıp hacmi dengeliyor; maliyeti klimayla kıyaslanmayacak kadar düşük. Önce bu deneniyor, sonuç ölçülüyor, kapasite kararı sonra veriliyor.
Hangi cihaz tipi uygun?+
Duvar tipi splitin üfleme mesafesi sınırlı kalıyor. Kanallı sistem menfez konumları serbest olduğu için en esnek; yer tipi üniteler havayı zeminden verdiği için özellikle ısıtmada avantajlı.
Nerelerde karşımıza çıkıyor?+
Yalnız sanayide değil: galerili konutlar ve dubleksler, tarihi yapılar, showroomlar, spor salonları ve depolar. Hepsinde önce tabakalaşma kırılıyor, sonra kapasite konuşuluyor.

Bu başlığı tamamlayan bir diğer yazımız açık plan salon-mutfak için kapasite oluyor.

Klimanız için hemen arayın

Şikâyeti telefonda anlatın; olası nedeni ve yapılacak işlemi söyleyelim. Adreste onayınız alınmadan işlem yapılmaz.

Pazartesi–Cumartesi 08:00–17:00 · Pazar kapalı Şu an kapalıyız

Şu an kapalıyız. WhatsApp'tan yazın, Pazartesi 08:00'de ilk siz aranın.

Onayınız alınmadan işlem yapılmaz · İşçilik garantili · Değişen parça size gösterilir