Su baskını sonrasında klima ne yapılmalı?
Cihaz çalıştırılmadan önce kontrol ediliyor; kurumak tek başına yetmiyor.

Su baskını ya da sel sonrasında klima çoğu zaman listenin sonunda kalıyor. Oysa suya maruz kalmış bir cihaz, göründüğü kadar sağlam olmayabiliyor ve çalıştırılmadan önce kontrol edilmesi gereken bir sistem hâline geliyor.
Tablo, suyun cihazın neresine ulaştığına göre değişiyor; kurtarılabilecekler de buna bağlı kalıyor.
Önce elektrik güvenliği
Suya maruz kalmış bir cihazda ilk kural teknik değil, güvenlikle ilgili.
Su, elektrik bağlantılarına ulaştığında yalıtım bozuluyor. Gövde üzerinde gerilim oluşabiliyor ve cihaza dokunmak risk üretiyor.
Bu yüzden sular çekildikten sonra cihaz çalıştırılmıyor ve besleme sigortası indirilmiş hâlde tutuluyor. "Bir deneyelim, çalışıyor mu" yaklaşımı bu durumda iki yönlü zarar veriyor: hem elektrik çarpması riski hem de nemli devrede kısa devre.
Kaçak akım koruması bulunan tesisatlarda cihaz açılmaya çalışıldığında koruma atıyor. Bu, engellenmesi gereken değil dikkate alınması gereken bir uyarı.
Elektrik tarafındaki kontrol, ölçümle yapılıyor: yalıtım direnci ve gövdeye karşı kaçak, cihazın güvenle çalıştırılabilir olup olmadığını gösteriyor.

Su nereye ulaştıysa tablo o
Hasarın boyutu, suyun hangi seviyeye çıktığına göre belirleniyor.
Yalnız zemine ulaştıysa. Duvara asılı iç ünite etkilenmemiş olabiliyor. Dış ünite zeminde ya da alçak bir konsoldaysa durum farklı.
Dış üniteye ulaştıysa. Kompresör, fan motoru, kart ve klemens bölgesi suyun içinde kalmış demek. Bu, en sık karşılaşılan ve en ciddi tablo.
İç üniteye ulaştıysa. Kart, fan motoru ve sensörler etkileniyor. Duvarda yüksekte bulunduğu için bu, ancak büyük baskınlarda oluyor.
Suyun temiz olup olmadığı da belirleyici. Sel suyu çamur, tortu ve çoğu zaman kanalizasyon karışımı taşıyor. Bu, elektrik bölümünde kalıcı bir iletken kalıntı bırakıyor.
Tuzlu su ise ayrı bir başlık: korozyonu çok daha hızlı başlatıyor ve zaman içinde ilerlemeye devam ediyor.
Kurutmak tek başına yetmiyor
Yaygın bir beklenti var: cihaz kurusun, sonra çalışır.
Kuruma gerekli ama yeterli değil. Suyun bıraktığı tortu ve tuz kalıntısı yüzeyde kalıyor. Bu kalıntı nem çektiğinde yeniden iletken hâle geliyor.
Yani cihaz kuruduğunda çalışabiliyor ama haftalar sonra kararsız davranış, kod verme ya da kaçak akım koruması atması başlıyor. Bu yüzden doğru yaklaşım, elektrik bölümünün temizlenmesi ve kalıntının giderilmesi oluyor. Kart üzerinde korozyon başlamışsa kalıcı bir çözüm zorlaşıyor; bakır izler ve lehim noktaları etkileniyor.
Motorlarda ise sargı yalıtımı belirleyici: ölçüm değeri düşükse motor çalışsa bile risk taşımaya devam ediyor.

Kontrol sırası
Suya maruz kalmış bir sistemde izlenen sıra belirli.
Enerji kesik tutuluyor. Kontroller cihaz enerjisizken yapılıyor.
Suyun ulaştığı seviye belirleniyor. Gövde üzerindeki iz, çamur çizgisi ve içerideki kalıntı bunu gösteriyor.
Paneller açılıyor. Elektrik bölümü, kart, klemens ve motor bağlantıları gözle inceleniyor.
Ölçüm yapılıyor. Yalıtım direnci, sargı dirençleri ve kondansatör değerleri.
Soğutma devresi kontrol ediliyor. Devre kapalı olduğu için genellikle sudan etkilenmiyor; ama dış darbe, çarpan cisim ya da yer değiştirme varsa kaçak kontrolü yapılıyor.
Temizlik ve kurutma. Tortu giderildikten sonra tam kuruma bekleniyor.
Kontrollü ilk çalıştırma. Akım ve davranış izlenerek yapılıyor.
Bu sıra izlendiğinde hangi parçanın kurtarılabildiği, hangisinin değişmesi gerektiği net biçimde ayrılıyor.
Neler kurtarılıyor, neler kurtarılmıyor
Sonuç parça bazında değişiyor ve baştan bilinmesi karar vermeyi kolaylaştırıyor.
Genellikle kurtarılabilenler: gövde ve paneller, eşanjör, fan çarkı, boru bağlantıları. Temizlik ve durulamayla eski işlevine dönüyorlar.
Duruma göre değişenler: fan motorları ve kondansatör. Ölçüm sonucu belirleyici oluyor.
Sık değişmesi gerekenler: elektronik kart, sensörler ve klemens grupları. Tortu ve korozyon bu parçalarda kalıcı sorun bırakıyor.
Kompresör ise ayrı değerlendiriliyor: gövdesi kapalı olduğu için içine su girmiyor, ancak elektrik bağlantı noktasından nem ulaşmışsa sargı yalıtımı etkileniyor.
Cihazın yaşı bu değerlendirmenin içine giriyor. Ömrünün sonuna yaklaşmış bir cihazda kapsamlı onarım genellikle makul olmuyor.
Sonrasında ortaya çıkan gecikmeli sorunlar
Su temasının bazı sonuçları hemen görünmüyor; haftalar hatta aylar sonra çıkıyor.
Korozyon. Özellikle tuzlu suda, kanatçık tabanında ve metal yüzeylerde ilerlemeye devam ediyor.
Kaçak akım. Yalıtımı zayıflamış bir motor, ilk aylarda çalışıyor ama zamanla koruma attırmaya başlıyor.
Koku ve mikrobiyal büyüme. İç üniteye ulaşan kirli su, tahliye tavasında kalıcı bir kaynak bırakıyor.
Tıkanan tahliye. Çamur ve tortu hattı doldurmuş olabiliyor.
Bu yüzden su baskını yaşamış bir cihazda, ilk onarımdan birkaç ay sonra bir kontrol daha yapılması öneriliyor. Kayıt tutmak burada da işe yarıyor: onarım sırasında alınan ölçüm değerleri, sonradan çıkan bir sorunun su temasıyla ilişkili olup olmadığını gösteriyor.
Baskın riski olan yerlerde önlem
Bölgede su baskını yaşanmış noktalarda, yeni kurulumlarda alınan birkaç önlem sonraki hasarı doğrudan azaltıyor.
Dış ünitenin yükseltilmesi. Zemin yerine duvara konsolla ya da yüksek bir sehpaya kurulması. En etkili tek önlem bu.
Elektrik bağlantılarının yükseltilmesi. Priz ve klemens kutularının su seviyesinin üzerinde kalması.
Kaçak akım koruması. Tesisatta bulunması ve düzenli olarak test edilmesi.
Tahliye yönü. Cihaz suyunun ve yağmur suyunun birikmeyecek biçimde yönlendirilmesi.
Dördü de kurulum aşamasında küçük kararlar; baskın yaşandığında ise aradaki farkı belirleyen şey bunlar oluyor.
Sigorta ve hasar tespiti için kayıt
Su baskını sonrasında yapılan işlemlerin belgelenmesi, teknik olduğu kadar pratik bir konu.
Cihazın suya maruz kaldığı hâli, su seviyesinin bıraktığı iz ve içerideki tortu fotoğraflanıyor. Bu kayıt sonradan yeniden oluşturulamıyor.
Ardından yapılan ölçümler kâğıda geçiyor: yalıtım direnci, sargı dirençleri ve hangi parçaların değiştiği. Bu belgeler hem hasar tespiti süreçlerinde hem de cihazın sonraki yıllardaki davranışını değerlendirmede kullanılıyor.
Bir de kapsam tarafı var: onarımın hangi parçaları içerdiği ve hangi parçaların risk taşımaya devam ettiği baştan yazılıyor. Bu, aylar sonra çıkan bir sorunda iki tarafı da koruyor.
Aliağa ve çevresinde
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de su teması yaşamış cihazlarda güvenlik ölçümü, temizlik, parça değerlendirmesi ve kontrollü devreye alma yapıyoruz. Cihaz kontrol edilmeden çalıştırılmıyor.