İçeriğe geç

Sisteme hava kaçmışsa nasıl anlaşılır

ADEK Servis Ekibi 5 dk okuma

Yoğuşma sıcaklığı dış havanın 16,7 K üzerine çıkıyorsa devrede yoğuşmayan gaz bulunma ihtimali öne çıkıyor.

Yeni kurulmuş dış ünite pencere altındaki konsola oturtulmuş; el aletleri denizlikte

Soğutucu devresine hava karışması gözle görülmüyor, kokusu yok ve cihaz bir süre çalışmaya devam ediyor. Yine de tek bir hesapla ortaya çıkarılabiliyor: yoğuşma sıcaklığı ile dış hava sıcaklığı arasındaki fark.

Havanın devreye nasıl girdiğini, hesabın nasıl yapıldığını ve çözümün neden dolum değil boşaltma olduğunu sırayla ele alıyoruz.

Hava devreye nasıl giriyor

Soğutucu devresi kapalı bir sistem; içinde yalnız akışkan ve bir miktar yağ bulunması gerekiyor.

Hava en sık montaj sırasında giriyor. Vakum yeterince yapılmadığında ya da hiç yapılmadığında borular içindeki hava devrede kalıyor.

İkinci yol onarım sonrası oluyor; bir parça değiştirildikten sonra devre yeniden vakumlanmadan gaz veriliyor.

Üçüncüsü kaçak. Emme tarafı bazı çalışma noktalarında atmosfer basıncının altına indiğinde, gaz dışarı çıkmak yerine hava içeri giriyor.

Havanın yanında nem de giriyor ve asıl uzun vadeli hasarı o üretiyor.

Dış ünitenin yanında manifold hortumları bağlı; servis vanaları açık
Basma basıncının karşılığı olan yoğuşma sıcaklığı manometre ölçeğinden okunuyor.

Neden bu kadar zararlı

Hava, akışkanın aksine yoğuşmuyor. Devrede dolaşıp yoğuşturucunun üst bölümünde toplanıyor ve orada bir yastık oluşturuyor.

Bu yastık iki şey yapıyor. Birincisi, yoğuşma için kullanılabilecek yüzey alanını daraltıyor. İkincisi, kendi kısmi basıncını sistem basıncına ekliyor.

Sonuç basma basıncının yükselmesi oluyor; kompresör her devirde daha yüksek bir basınca karşı çalışıyor.

Çekilen akım artıyor, sıcaklık yükseliyor ve yağın bozulması hızlanıyor. Cihaz bir süre çalışmaya devam ediyor ama ömrü kısalıyor.

Yanında gelen nem ise asit oluşumunu başlatıyor ve bu, sargı yalıtımını yavaşça yiyor.

Hesap nasıl yapılıyor

Ayırt edici ölçüt basit ve sahada uygulanabilir.

Basma basıncı okunuyor ve manometrenin ölçeğinden bu basıncın karşılığı olan yoğuşma sıcaklığı bulunuyor.

Sonra dış hava sıcaklığı ölçülüyor; dış ünitenin emiş tarafından, güneş görmeyen bir noktadan alınıyor.

İki sayı arasındaki fark hesaplanıyor. Sağlıklı bir sistemde bu fark tipik olarak 8 ile 14 K arasında kalıyor.

Fark 16,7 K'yı aşıyorsa yoğuşmayan gaz bulunma ihtimali öne çıkıyor. Bu, devrede hava olduğunu gösteren en güçlü saha bulgusu oluyor.

Dış ünitenin gövdesi ve kanatçıkları hortumla durulanıyor
Ölçümden önce dış ünite yüzeyi temizleniyor; kirli kanatçık da aynı sonucu veriyor.

Aynı sonucu veren diğer sebepler

Yüksek yoğuşma farkının tek sebebi hava olmuyor ve bunlar sırayla eleniyor.

Kirli ya da ezilmiş dış ünite kanatçıkları hava geçişini kapatıyor; yoğuşma sıcaklığı yükseliyor. Bu yüzden ölçümden önce yüzey temizleniyor.

Dış ünite fanı düşük devirde dönüyorsa ya da yatakları ağırlaşmışsa aynı sonuç çıkıyor.

Cihazın önü kapalıysa, attığı sıcak havayı yeniden emiyorsa fark yine büyüyor.

Fazla şarj da basma basıncını yükseltiyor; burada aşırı soğuma da yüksek çıkıyor ve ayrım oradan yapılıyor.

Bu dördü elendikten sonra kalan tablo yoğuşmayan gaz oluyor.

Destekleyen bulgular

Hesabın yanına birkaç gözlem daha konuyor.

Cihaz durdurulup basınçlar dengelendiğinde, kalan basınç ortam sıcaklığının doyma karşılığından belirgin biçimde yüksekse bu da hava işareti oluyor. Basma basıncı, dış hava sıcaklığındaki değişime göre beklenenden fazla oynuyorsa yine aynı yöne bakılıyor.

Çekilen akım etiket değerinin üzerindeyse ve hava tarafı temizse tablo destekleniyor.

Cihazın kurulum ya da onarım geçmişi de sorgulanıyor; yakın dönemde bir parça değişimi yapıldıysa ilk şüpheli vakum aşaması oluyor.

Çözüm dolum değil

Bu tabloda yapılacak iş sisteme bir şey eklemek değil, içindekini boşaltmak oluyor.

Devredeki akışkan geri kazanım cihazıyla alınıyor; atmosfere salınmıyor, bu hem mevzuat gereği hem de teknik olarak gereksiz.

Kurutucu değiştiriliyor; doymuş bir kurutucu, sisteme geri verilen akışkanın nemini tutamıyor.

Devre derin vakuma alınıyor ve vakum seviyesinin belirli bir süre korunduğu izleniyor. Vakumun tutmaması ya kaçak ya da devrede kalan nem anlamına geliyor.

Sonra sistem etiketinde yazan miktarda, tartılarak yeniden dolduruluyor. Basınca bakarak yapılan bir dolum bu işlemi tamamlamıyor.

Vakum neden atlanıyor

Bu arızanın kaynağı çoğu zaman bir zaman baskısı oluyor.

Derin vakum işlemi cihazın büyüklüğüne ve hat uzunluğuna göre belirli bir süre alıyor ve o süre boyunca ekibin beklemesi gerekiyor. Yoğun günlerde bu süre kısaltılıyor ya da pompanın gösterdiği ilk düşük değerle yetiniliyor.

Oysa vakumun amacı yalnız havayı almak değil; devredeki nemi buharlaştırıp dışarı çıkarmak da aynı işlemle oluyor ve bu daha uzun sürüyor.

Montaj belgesinde vakum süresi ve ulaşılan değer yazıyorsa, yıllar sonra çıkan bir sorunun kaynağı buradan doğrulanabiliyor.

Kullanıcı ne fark ediyor

Devrede hava bulunan bir cihaz genellikle "eskisi kadar soğutmuyor" biçiminde şikâyet üretiyor.

Yanında elektrik tüketiminde artış görülebiliyor; cihaz aynı işi daha yüksek basınca karşı yapıyor.

Sıcak günlerde koruma devreye girip cihazı durdurabiliyor; basma basıncı sınırı aşıyor.

Bu şikâyetlerin hiçbiri havaya özgü değil; ayrımı yalnız ölçüm yapıyor. Bu yüzden "gaz azalmıştır" varsayımıyla yapılan bir ekleme durumu kötüleştiriyor.

Kayıtta ne bulunmalı

İşlem sonrası bırakılan kayıt, aynı sorunun tekrarını önlüyor.

Geri kazanılan akışkan miktarı, değiştirilen kurutucu ve ulaşılan vakum değeri yazılıyor. Vakumun kaç dakika korunduğu ve bu süre içinde yükselip yükselmediği kaydediliyor.

Yeniden doldurulan miktar tartı değeriyle belirtiliyor.

Son olarak yoğuşma sıcaklığı ile dış hava farkı yeniden ölçülüp yazılıyor; işlemin sonuç verdiği ancak bu karşılaştırmayla gösteriliyor.

Önlemenin yolu montajda

Devreye hava karışmasının önlenmesi, arıza çıktıktan sonra yapılacak her işlemden ucuz oluyor.

Montajda boruların uçları takılana kadar kapalı tutuluyor; açıkta bekleyen bir boru hem hava hem nem alıyor. Havşalar düzgün açılıp uygun momentle sıkılıyor; gevşek bir bağlantı zamanla hem gaz kaçırıyor hem hava alıyor.

Vakum süresi hat uzunluğuna göre belirleniyor ve pompanın gösterdiği ilk değerle yetinilmiyor; ulaşılan değer bir süre izlenip yükselip yükselmediğine bakılıyor.

Bu üç adım montaj belgesine yazıldığında, yıllar sonra çıkan bir sorunun kaynağı tartışmalı kalmıyor.

Yaptığımız işler

Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de klima geri kazanım, vakum ve tartılı dolum işlemleri yapıyoruz. Vakum değeri, süresi ve dolum miktarı kâğıda geçiyor.

Sık sorulanlar

Devrede hava olduğu nasıl anlaşılıyor?+
Basma basıncının karşılığı olan yoğuşma sıcaklığı bulunup dış hava sıcaklığından çıkarılıyor. Sağlıklı bir sistemde bu fark 8-14 K arasında kalıyor; 16,7 K'yı aşıyorsa yoğuşmayan gaz ihtimali öne çıkıyor.
Aynı sonucu başka ne verir?+
Kirli ya da ezilmiş kanatçık, yavaşlamış dış ünite fanı, cihazın kendi sıcak havasını yeniden emmesi ve fazla şarj. Dördü elendikten sonra kalan tablo hava oluyor; fazla şarjda aşırı soğuma da yüksek çıkıyor.
Çözüm gaz eklemek mi?+
Tam tersi. Akışkan geri kazanılıyor, kurutucu değiştiriliyor, devre derin vakuma alınıyor ve vakumun korunduğu izleniyor. Sonra sistem etiket miktarında tartılarak dolduruluyor.
Hava devreye nereden giriyor?+
En sık montajda vakum eksik yapıldığında. İkinci yol parça değişimi sonrası devrenin yeniden vakumlanmaması; üçüncüsü emme tarafının atmosfer altına indiği noktalardaki kaçak.

Klimanız için hemen arayın

Şikâyeti telefonda anlatın; olası nedeni ve yapılacak işlemi söyleyelim. Adreste onayınız alınmadan işlem yapılmaz.

Pazartesi–Cumartesi 08:00–17:00 · Pazar kapalı Şu an kapalıyız

Şu an kapalıyız. WhatsApp'tan yazın, bugün 08:00'de ilk siz aranın.

Onayınız alınmadan işlem yapılmaz · İşçilik garantili · Değişen parça size gösterilir