Klima yıldırım düştükten sonra açılmıyor
Yıldırım cihaza değil şebekeye ve toprak hattına ani gerilim bırakıyor; hasar da çoğu zaman kartta çıkıyor.

Yakına düşen bir yıldırımdan sonra klimanın açılmaması sık karşılaştığımız bir tablo. Burada belirleyici olan, yıldırımın cihaza değil şebekeye ve toprak hattına bıraktığı ani gerilim. Cihaz doğrudan bir darbe almasa bile besleme tarafından gelen dalga elektronik parçaları zorluyor.
Hasar nasıl oluşuyor, kontroller hangi sırayla yapılıyor ve ne denenmiyor?
Darbe cihaza nereden ulaşıyor
Yıldırımın klimaya ulaşmasının üç yolu var ve üçü de dolaylı. Birincisi şebeke hattı: yakındaki bir noktaya düşen yıldırım, hat üzerinde çok kısa süreli ama çok yüksek bir gerilim üretiyor ve bu dalga prizden içeri giriyor.
İkincisi toprak hattı. Toprağa akan akım, kısa süreliğine topraklama noktasının potansiyelini yükseltiyor; cihazın gövdesiyle besleme arasındaki fark bu anda tersine dönebiliyor.
Üçüncüsü indüksiyon. Yakınından geçen bir iletken üzerinde manyetik alan gerilim indüklüyor; iç ve dış ünite arasındaki haberleşme kablosu bu etkiye açık, çünkü uzun ve düşük gerilimle çalışıyor.
Bu üç yolun ortak sonucu, hasarın çoğu zaman kompresörde değil kartta çıkması oluyor.

En çok hangi parça etkileniyor
Sahada gördüğümüz sıralama oldukça istikrarlı.
Besleme katı. Kart üzerindeki sigorta, varistör ve köprü diyot ilk hattı oluşturuyor; görevi zaten darbeyi durdurmak, çoğu zaman kendini feda ederek duruyorlar.
Haberleşme devresi. İki ünite arasındaki hat üzerinden gelen indüksiyon, alıcı devreyi bozuyor. Cihaz enerji alıyor ama iki taraf birbirini görmüyor.
Sürücü katı. İnverter cihazlarda kompresörü süren güç modülü, gerilim dalgalanmasına en duyarlı bölüm.
Sensörler. Doğrudan zarar görmeleri seyrek; bağlı oldukları giriş devresi zarar gördüğünde okuma bozuluyor.
Kumanda alıcısı. Kimi cihazda yalnız alıcı devre etkileniyor; cihaz düğmeden çalışıyor, kumandaya cevap vermiyor.
Kompresör sargısının doğrudan yıldırım nedeniyle zarar görmesi, diğerlerinin yanında az rastlanan bir durum.
İlk kontrollerin sırası
Servisten önce yapılabilecek birkaç kontrol var ve bunların hepsi elektrik panosunda.
Önce cihazın sigortasına bakılıyor; atmışsa bir kez kaldırılıyor. Hemen tekrar atıyorsa bir daha denenmiyor.
Kaçak akım rölesi düşmüşse, önce klimanın sigortası indirilip röle kaldırılıyor. Röle bu hâlde duruyorsa sorun klima tarafında.
Aynı fırtınadan etkilenen başka cihaz olup olmadığına bakılıyor; modem, televizyon ve otomatik kapı gibi elektronik yüklerin durumu hasarın yaygınlığını gösteriyor. Cihaz üzerindeki acil çalıştırma düğmesi deneniyor; cihaz bu düğmeyle çalışıyorsa besleme geliyor demek.
Bu kontroller bittiğinde tablo netleşiyor: ya besleme gelmiyor, ya geliyor ama cihaz cevap vermiyor, ya da cihaz çalışıp kısa sürede duruyor.

Denenmemesi gerekenler
Yıldırım sonrası en çok zarar, arızadan değil arızayı çözme denemelerinden geliyor.
Tekrar tekrar atan bir sigorta zorlanmıyor. Sigorta atıyorsa aşağıda bir kısa devre var ve her deneme onu büyütüyor.
Sigorta kapasitesi yükseltilmiyor. Bu, koruma sınırını kaldırmak anlamına geliyor ve hasarı kablo tarafına taşıyor.
Yanık kokusu alınan bir cihaz enerjilendirilmiyor; koku, izolasyonun ya da bir bileşenin bozulduğunu gösteriyor. Kart üzerinde gözle görülür kararma varsa cihaz çalıştırılmıyor, fotoğrafı alınıp servise gösteriliyor.
Kartın ıslanma ihtimali varsa ısı kaynağıyla kurutulmuyor; sıcaklık, hasarlı bileşeni tamamen bitirebiliyor.
Kısacası fırtına sonrası doğru refleks, denemeyi durdurup enerjiyi kesmek oluyor.
Onarımın kapsamı nasıl belirleniyor
Bu tür arızalarda tek parça değişimiyle yetinmek çoğu zaman yanıltıcı oluyor. Kart değiştirildiğinde, aynı darbeyi görmüş haberleşme hattı ve sensör bağlantıları da kontrol ediliyor; aksi hâlde yeni kart aynı yükü görüyor.
Yalıtım direnci ölçülüyor; motor ve kompresör sargılarında iz kalıp kalmadığı bu ölçümle anlaşılıyor.
Toprak bağlantısının sürekliliği kontrol ediliyor. Zayıf bir topraklama, bir sonraki fırtınada aynı hasarı üretiyor.
Onarım sonrası cihaz yükte çalıştırılıyor ve akım değerleri alınıyor; darbenin sürücü katında bıraktığı gizli hasar çoğu zaman burada görülüyor. Bu kapsam baştan belirlendiğinde iş tek seferde bitiyor; parça parça ilerlendiğinde aynı adrese birkaç kez gidiliyor.
Bir sonraki fırtınaya karşı
Aynı hasarın tekrarlanmaması için yapılabilecekler var ve bunların çoğu cihazın kendisiyle ilgili değil. Fırtına beklenen günlerde cihazın sigortası indiriliyor; en basit ve en etkili önlem bu. Pano tarafında parafudr uygulaması, yapının elektrik projesine ait bir karar; klimayı da kapsayan bir koruma sağlıyor.
Topraklama ölçümü yaptırılıyor. Yıldırım hasarlarının bir bölümü, yetersiz topraklamanın darbeyi cihaz üzerinden akıtmasıyla ilgili.
İç ve dış ünite arasındaki haberleşme kablosunun güç kablolarıyla aynı demette gitmemesi, indüksiyon riskini düşürüyor.
Dış ünitenin açıkta ve yüksekte durduğu yerlerde, hat güzergâhının kısaltılması da etkili oluyor. Bu önlemler yıldırımı engellemiyor; cihaza ulaşan payı küçültüyor.
Sigorta ve garanti tarafı
Yıldırım hasarında çoğu zaman iki ayrı süreç birlikte yürüyor. Üretici garantisi genellikle dış etkenden doğan hasarı kapsam dışında bırakıyor; bu, servisin değil sözleşmenin belirlediği bir şey. Konut ya da işyeri sigortası poliçelerinde yıldırım ve ani gerilim başlıkları çoğu zaman yer alıyor.
Bu durumda hasar tespitinin yazılı olması önem kazanıyor: hangi parçanın nasıl etkilendiği, ölçüm değerleri ve olay tarihi kayda geçiyor. Cihazdan sökülen parçaların saklanması da isteniyor; tespit sürecinde geri istenebiliyor.
Servis çağrısı yapılırken olayın yıldırımla ilişkili olduğunun baştan söylenmesi, bu kayıtların ilk gelişte alınmasını sağlıyor.
Yakına düşmesi ne demek
Müşterilerin çoğu yıldırımın binaya düşmediğini söylüyor ve haklı oluyorlar; buna rağmen cihaz zarar görebiliyor.
Ani gerilim, düşme noktasından yüzlerce metre uzağa kadar hat üzerinden yayılabiliyor. Aynı trafodan beslenen komşu binalar da bu dalgayı görüyor.
Havai hatların yaygın olduğu kırsal ve sanayi çevrelerinde etki alanı genişliyor; yeraltı besleme daha korunaklı kalıyor. Aynı fırtınada birden çok adresten çağrı gelmesi bu yüzden şaşırtıcı olmuyor.
Bir başka nokta da zamanlama: hasar fırtına anında değil, sonraki ilk çalıştırmada fark edilebiliyor. Cihaz o sırada kapalıysa arıza günler sonra görünür hâle geliyor.
Bu yüzden fırtına sonrası cihaz kısa süreli de olsa çalıştırılıp dinleniyor.
Aynı adreste başka ne kontrol ediliyor
Klima tek başına değerlendirilmiyor; darbe binadaki tesisatın tamamına geliyor. Panodaki sigortaların ve kaçak akım rölesinin durumu, dalganın büyüklüğü hakkında fikir veriyor. Aynı hattan beslenen diğer cihazlarda da sorun varsa hasar tesisat kaynaklı; yalnız klima etkilenmişse cihazın besleme katına odaklanılıyor.
Dış üniteye giden hattın klemens bağlantıları kontrol ediliyor; darbe sırasında oluşan ark noktaları çoğu zaman burada iz bırakıyor.
Haberleşme kablosunun ekranı ve güzergâhı gözden geçiriliyor. Bu kontroller yapılmadan yalnız kart değiştirmek, aynı arızanın kısa sürede tekrarlanmasına yol açıyor.
Aliağa ve çevresinde
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de yıldırım ve ani gerilim sonrası klima kontrolü yapıyoruz. Ölçüm değerleri ve etkilenen parçalar forma işleniyor.