İçeriğe geç

Klima gazı nedir, ne işe yarar?

ADEK Servis Ekibi 6 dk okuma

Klima soğuk üretmiyor, ısıyı taşıyor. Akışkan bu taşımanın aracı ve tüketilmiyor.

Klima dış ünitesinde kompresör üst kapağı, klemens bağlantıları ve bakır boru lehim noktaları

Klima gazı sektörde en çok konuşulan ama en az anlatılan başlık. "Gazı bitmiş", "gaz atalım" gibi ifadeler sık duyuluyor; oysa bu ifadelerin ikisi de cihazın nasıl çalıştığını yanlış tarif ediyor.

Akışkan bir yakıt değil; tükenmiyor, taşıyor. Hangi özelliklerinin belirleyici olduğu da buradan çıkıyor.

Klima soğuk üretmiyor

En temel yanlış anlama burada. Klima soğuk üretmiyor; ısıyı bir yerden alıp başka bir yere taşıyor.

Odadan çekilen ısı yok olmuyor. Bakır hatlarla dış üniteye götürülüyor ve orada dışarıdaki havaya bırakılıyor. Dış ünitenin sıcak hava üflemesinin sebebi bu.

Soğutucu akışkan bu taşımanın aracı. Isıyı yükleniyor, taşıyor, boşaltıyor ve geri dönüp aynı işi tekrar yapıyor.

Bu yüzden akışkan bir yakıt değil. Yakıt tüketilir ve biter; akışkan devrede sürekli dolaşır ve tükenmez.

Isıtma modunda aynı düzenek ters yönde çalışıyor: ısı dışarıdaki havadan çekilip içeriye taşınıyor. Soğuk havada bile havada ısı bulunuyor ve cihaz onu topluyor.

İç ünitenin beyaz üfleme ızgarası ve panjur kanatları yakın plan
İç ünitedeki eşanjörde akışkan buharlaşırken odanın ısısını çekiyor; üflenen havanın soğuması bu yüzden.

Neden gaz kullanılıyor

Isıyı taşımak için neden özel bir madde gerektiği sorusu yerinde. Cevap hal değiştirmede.

Bir madde sıvıdan buhara geçerken çevresinden büyük miktarda ısı çekiyor. Ters yönde, buhardan sıvıya dönerken aynı ısıyı geri veriyor.

Bu, yalnız sıcaklık değişimiyle taşınabilecek ısıdan çok daha fazlası. Aynı miktarda maddeyle çok daha fazla ısı taşınabiliyor; cihazlar bu yüzden küçük kalabiliyor.

Soğutucu akışkanların ayırt edici özelliği, bu hal değişimini işe yarar sıcaklık ve basınç aralığında yapmaları. Su da buharlaşırken ısı çeker ama bunu ev tipi bir klimanın çalışma koşullarında yapmaz.

Çevrimin dört durağı

Akışkan kapalı bir devrede sürekli dolaşıyor ve dört noktadan geçiyor.

Kompresör. Devrenin pompası. Düşük basınçlı buharı sıkıştırıp basıncını ve sıcaklığını yükseltiyor. Cihazın elektriği büyük ölçüde burada harcanıyor.

Dış ünitedeki eşanjör. Sıcak ve yüksek basınçlı buhar burada dış havaya ısı veriyor ve sıvıya dönüşüyor. Soğutma modunda dış ünite bu işi yapıyor.

Genleşme elemanı. Kılcal boru ya da ayarlı bir vana. Sıvının basıncını aniden düşürüyor. Basınç düşünce akışkanın kaynama sıcaklığı da düşüyor.

İç ünitedeki eşanjör. Düşük basınçlı sıvı burada odanın ısısını çekerek buharlaşıyor. Üflenen havanın soğuması bu yüzden.

Buhar kompresöre geri dönüyor ve çevrim baştan başlıyor. Cihaz çalıştığı sürece bu döngü sürekli tekrarlanıyor.

Yağ da devrede dolaşıyor

Kapalı devrede yalnız akışkan yok; kompresörün yağı da onunla birlikte dolaşıyor ve bu, tasarımın ayrılmaz parçası.

Kompresörün hareketli parçaları yağla yağlanıyor. Ama yağın bir bölümü kaçınılmaz biçimde akışkanla sürükleniyor ve devreye çıkıyor. Sistemin bu yağı kompresöre geri getirebilmesi gerekiyor.

Geri dönüş, akışkanın hat içindeki hızıyla sağlanıyor. Boru çapı gereğinden büyük seçilirse hız düşüyor ve yağ dönmüyor. Düşey hatlarda bu daha da belirleyici; yağın yerçekimine karşı taşınması gerekiyor.

Yağın dönmemesi hemen belirti vermiyor. Kompresör aylarca çalışıyor, sonra yağsız kaldığı noktada duruyor. Boru çapı seçiminin neden bir ayrıntı olmadığı buradan anlaşılıyor.

Aynı sebeple akışkan ile yağın uyumlu olması gerekiyor. Uyumsuz bir çiftte yağ akışkanla karışmıyor ve devrede birikiyor.

Basınç ve sıcaklık aynı şeyi anlatıyor

Servis ölçümlerinin mantığı burada.

Kapalı bir devrede, akışkanın sıvı ve buhar halde birlikte bulunduğu noktalarda basınç ile sıcaklık arasında sabit bir ilişki var. Basınç biliniyorsa sıcaklık hesaplanabiliyor.

Servis bu ilişkiyi kullanıyor: manometreden okunan basınç, akışkanın o noktadaki doyma sıcaklığına çevriliyor. Boru üzerinden ölçülen gerçek sıcaklıkla arasındaki fark, sistemin durumunu gösteren aşırı ısıtma ve aşırı soğutma değerlerini veriyor.

Bu yüzden "manometreye baktık" tek başına bir teşhis değil. Basınç bir girdi; anlam, sıcaklık ölçümüyle birleştiğinde çıkıyor.

Duvar tipi iç ünitenin paneli açık; filtreler yerinde, eşanjör görünüyor
Kaçak belirtileri kirli eşanjör ve zayıf hava debisiyle de ortaya çıkabiliyor. Ayrımı yapan tek şey ölçüm.

Hangi özellikler önemli

Bir akışkanın klimada kullanılabilmesi için birkaç özelliğin bir arada olması gerekiyor.

Uygun basınç aralığı. Çalışma basınçları cihazın taşıyabileceği sınırlar içinde kalmalı. R32 ve R410A benzer aralıkta çalışıyor; R22 daha düşük basınçta. Bu, cihazların birbirinin akışkanıyla çalışamamasının sebeplerinden biri.

Yağla uyum. Kompresörün yağı akışkanla birlikte dolaşıyor. Uyumsuz bir çift seçildiğinde yağ kompresöre dönmüyor.

Güvenlik sınıfı. Zehirlilik ve yanıcılık. Ev tipi cihazlarda kullanılanların tamamı düşük zehirlilik sınıfında.

İklim etkisi. Akışkan seçiminde belirleyici hale gelen özellik. Akışkan değişimlerinin arkasındaki asıl sebep bu.

Karışım mı tek bileşen mi. Karışımlarda kaçak sonrası oran bozuluyor ve tamamlama yapılamıyor; tek bileşenlilerde bu sorun yok.

Nem: devredeki ikinci düşman

Akışkan ve yağın yanında devrede bulunmaması gereken bir şey var: nem.

Montaj sırasında hatlarda kalan hava, içindeki su buharıyla birlikte sisteme giriyor. Vakum işleminin amacı da bu: havayı ve nemi çekip almak.

Nem sistemde iki iş yapıyor. Genleşme elemanının dar geçidinde donarak akışı kesebiliyor — cihaz bir süre çalışıp duruyor, sonra tekrar başlıyor. İkincisi daha sinsi: yağ ve akışkanla tepkimeye girip asit oluşturuyor.

Oluşan asit sargı yalıtımını içeriden yiyor. Yıllar sonra ortaya çıkan kompresör arızalarının bir bölümünün kökeni, montaj gününde atlanan vakum işlemi.

Bu yüzden sistem her açıldığında yeniden vakumlanıyor; kurutucu da bu işin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Gaz eksiliyorsa

Yazının başındaki ifadeye dönelim: "gazı bitmiş" doğru bir tarif değil.

Kapalı bir devrede akışkan tüketilmiyor. Miktar azalıyorsa bir yerden kaçıyor demek. Başka bir açıklaması yok.

Kaçak en sık havşa bağlantılarında, vana gövdelerinde, kaynak noktalarında ve eşanjör kanatçıkları arasında oluşuyor.

Doğru sıra da bundan çıkıyor: önce kaçak aranıyor, bulunup giderildikten sonra sistem vakumlanıyor ve şarj yapılıyor. Sıra bozulduğunda eklenen gaz aynı yerden çıkıyor ve bir yıl sonra aynı yere geliniyor.

Yılda bir dolum yaptırmak bakım değil; çözülmemiş bir kaçağın işareti.

Kaçak nasıl belli oluyor

Akışkan kokusuz olduğu için kaçak burunla anlaşılmıyor. Belirtiler dolaylı geliyor.

Soğutma zayıflıyor. Aynı ayarda, aynı sürede eskisi kadar soğutmuyor.

Bakır hatta ya da iç ünitede buzlanma. Akışkan azaldığında buharlaşma sıcaklığı düşüyor ve yüzey sıfırın altına iniyor.

Elektrik tüketimi artıyor. Cihaz hedefe ulaşamadığı için sürekli çalışıyor.

Dış üniteden gelen ses değişiyor. Kompresörün çalışma düzeni bozuluyor.

Bu belirtiler kirli eşanjör ve zayıf hava debisiyle de ortaya çıkabiliyor. Ayrımı yapan tek şey ölçüm; belirtiye bakıp gaz eklemek en sık yapılan hata.

Sık duyulan üç ifade

"Gazı bitmiş." Akışkan tüketilmiyor; bitmesi diye bir şey yok. Doğru ifade "kaçak var" olurdu ve bu, farklı bir işlem gerektiriyor.

"Her yıl gaz atılır." Yıllık bakımın içinde gaz eklemek yok. Sağlıklı bir sistemde şarj yıllarca değişmiyor. Düzenli dolum, çözülmemiş bir kaçağın rutine dönüşmüş hali.

"Gaz koydum, soğutuyor artık." Kısa vadede doğru, uzun vadede değil. Kaçak yerinde durduğu için aynı noktaya geri dönülüyor; bu arada atmosfere salım da sürüyor.

Üç ifadenin ortak yanı, akışkanı bir sarf malzemesi gibi görmeleri. Oysa devrenin kalıcı bir parçası ve miktarındaki değişim her zaman bir bulgu.

Isıtma ve soğutma aynı devre

Isı pompası özelliği olan cihazlarda tek bir düzenek iki işi de yapıyor; arada eklenen bir ısıtıcı yok.

Değişen şey akışkanın yönü. Dört yollu vana adı verilen bir eleman akışın yönünü çeviriyor; böylece soğutmada ısı atan dış eşanjör, ısıtmada ısı çeken tarafa dönüşüyor.

Mod değiştirildiğinde duyulan o kısa "şşş" sesi bu vananın konum değiştirmesi. Arıza değil, tasarımın parçası.

Aynı sebeple ısıtmada buzlanma dış ünitede oluşuyor ve cihaz belirli aralıklarla buz çözme çevrimi yapıyor. Kışın cihazın kısa süreli durması bundan kaynaklanıyor.

Yardım gerekirse

Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de klima bakımı, kaçak tespiti ve gaz işlemleri için ADEK Klima'ya ulaşabilirsiniz. Ölçüm yapmadan gaz eklemiyoruz; sebep bulunmadan yapılan dolum sorunu erteliyor.

Sık sorulanlar

Klima gazı ne işe yarar?+
Isıyı taşır. Klima soğuk üretmiyor; odadan çektiği ısıyı bakır hatlarla dış üniteye götürüp dışarıdaki havaya bırakıyor. Akışkan bu taşımanın aracı.
Klima gazı biter mi?+
Bitmiyor. Yakıt değil; kapalı devrede sürekli dolaşıyor ve tüketilmiyor. Miktar azalıyorsa bir yerden kaçıyor demek; başka açıklaması yok.
Soğutma çevrimi nasıl çalışıyor?+
Dört durak var: kompresör buharı sıkıştırıyor, dış eşanjör ısıyı havaya verip akışkanı sıvılaştırıyor, genleşme elemanı basıncı düşürüyor, iç eşanjörde akışkan odanın ısısını çekerek buharlaşıyor.
Neden hal değiştiren bir madde kullanılıyor?+
Sıvıdan buhara geçerken çevresinden çok büyük miktarda ısı çekiyor. Yalnız sıcaklık değişimiyle taşınabilecek ısıdan kat kat fazlası; cihazlar bu yüzden küçük kalabiliyor.
Devrede gazdan başka ne var?+
Kompresörün yağı akışkanla birlikte dolaşıyor ve geri dönebilmesi gerekiyor; boru çapı bu yüzden önemli. Bulunmaması gereken şey ise nem — donarak akışı kesebiliyor ve asit oluşumuna zemin hazırlıyor.

Klimanız için hemen arayın

Şikâyeti telefonda anlatın; olası nedeni ve yapılacak işlemi söyleyelim. Adreste onayınız alınmadan işlem yapılmaz.

Pazartesi–Cumartesi 08:00–17:00 · Pazar kapalı Şu an açığız

Onayınız alınmadan işlem yapılmaz · İşçilik garantili · Değişen parça size gösterilir