İçeriğe geç

Klima gazı çevreye ne yapar?

ADEK Servis Ekibi 6 dk okuma

Ozon ve sera etkisi iki ayrı başlık. KIP nedir, ton eşdeğeri nasıl hesaplanıyor, kaçak neden salım demek.

Kirlenmiş eşanjör kanatçıkları basınçlı su tabancasıyla yıkanıyor
Görsel: ADEK Klima saha arşivi

Klima gazının çevreye etkisi, akışkan mevzuatındaki bütün değişimlerin arkasındaki sebep. Cihazların gazı neden birkaç yılda bir değişiyor sorusunun cevabı burada.

Etki nasıl ölçülüyor, hangi sayı ne anlama geliyor ve kaçak neden yalnız bir performans sorunu değil?

İki ayrı çevre başlığı

Soğutucu akışkanların çevreye etkisi iki farklı başlıkta ele alınıyor ve bunlar sık karıştırılıyor.

Ozon tabakasına etki. Eski akışkanların yapısındaki klor stratosferde ozon molekülleriyle tepkimeye giriyordu. R22 bu sebeple kullanımdan çekildi. Bugün satılan akışkanlarda bu etki yok.

Sera etkisi. Bugünkü tartışmanın konusu bu. Akışkan atmosfere salındığında ısıyı tutuyor ve iklim üzerinde etki yaratıyor.

İki başlık farklı mekanizmalar. R410A ozona hiç dokunmuyor ama sera etkisi çok yüksek; bu yüzden ozon sorunu çözüldüğünde ikinci bir geçiş süreci başladı.

Tozla dolmuş eşanjör kanatçıkları yakın plan, bakım öncesi durum
Kirli bir eşanjör cihazı daha çok elektrik harcamaya zorluyor; elektrik üretiminin salımı çoğu zaman akışkan kaçağından büyük bir etki üretiyor.

KIP nedir

Sera etkisinin ölçüsü küresel ısınma potansiyeli — belgelerde KIP ya da İngilizce kısaltmasıyla GWP olarak geçiyor.

Bu bir kıyaslama sayısı. Referans karbondioksit ve değeri 1 kabul ediliyor. Bir akışkanın KIP değeri, aynı miktarda karbondioksite göre kaç kat daha fazla ısı tuttuğunu gösteriyor.

Karşılaştırma şöyle: R410A'nın değeri 2088, R32'nin 675. Yani bir kilogram R410A, bir kilogram karbondioksitin iki binden fazla katı kadar etki taşıyor.

Ölçüm belirli bir zaman aralığı üzerinden yapılıyor; genellikle yüz yıllık etki esas alınıyor. Bazı akışkanlar atmosferde uzun süre kalırken bazıları hızla ayrışıyor ve bu, sayıyı doğrudan etkiliyor.

Düzenlemelerin eşikleri de bu sayı üzerinden konuyor. Belirli bir KIP değerinin üzerindeki akışkanları kullanan cihazlar kademeli olarak kapsam altına alınıyor.

Ton karbondioksit eşdeğeri

KIP tek başına bir cihazın etkisini anlatmıyor; miktarla birleşmesi gerekiyor.

Bunun için kullanılan ölçü ton karbondioksit eşdeğeri. Hesabı basit: şarj miktarı kilogram cinsinden alınıyor, KIP değeriyle çarpılıyor ve bine bölünüyor.

Örneğin bir kilogram R410A taşıyan bir cihazın eşdeğeri yaklaşık iki tonun üzerinde çıkıyor. Aynı miktarda R32 taşıyan bir cihazda bu değer belirgin biçimde düşüyor.

Bu sayı yalnız akademik bir hesap değil; mevzuattaki yükümlülükler bu değere göre belirleniyor. Belirli eşiklerin üzerindeki sistemler için düzenli kaçak kontrolü zorunluluğu doğuyor.

Ev tipi splitler bu eşiklerin çok altında kalıyor. Ticari ve büyük kapasiteli sistemlerde ise değer hızla yükseliyor.

Kaçak neden çevre sorunu

Bir kaçak, kullanıcı için performans kaybı olarak görünüyor. Çevre tarafında ise doğrudan bir salım anlamına geliyor.

Kaçan akışkanın tamamı atmosfere gidiyor. Bir kilogramlık kaçak, cihazın akışkanına göre birkaç ton karbondioksite denk bir etki üretiyor.

Bu, aylarca fark edilmeyen yavaş kaçakların neden önemsenmesi gerektiğini açıklıyor. Cihaz çalışmaya devam ettiği için kullanıcı aciliyet görmüyor; etki ise sessizce birikiyor.

Aynı hesap, "kaçağı bulmak yerine her yıl gaz eklemek" yaklaşımının neden savunulamaz olduğunu da gösteriyor. Eklenen her kilogram, önceki yıl kaçan kilogramın yerine geçiyor.

Bu yüzden düzenli kaçak kontrolü ticari sistemlerde bir yükümlülük haline getirildi; ev tipi cihazlarda yükümlülük yok ama fizik aynı işliyor.

Yıkama sonrası iç ünite eşanjörü; kanatçıklar arası açılmış
En çevreci cihaz en yeni akışkanı taşıyan değil; doğru monte edilmiş, düzenli bakım gören ve kaçaksız çalışan cihaz.

Geri kazanım neden zorunlu

Cihaz devreden çıkarılırken içindeki akışkan atmosfere salınmıyor.

Doğru işlem geri kazanım: gaz uygun bir cihazla toplanıyor, tüplenip kayıtlı bir tesise teslim ediliyor. Orada ya işlenip yeniden kullanıma sunuluyor ya da uygun yöntemle bertaraf ediliyor.

Sahada bunun atlandığı yaygın bir uygulama var: hattı kesip gazı boşaltmak. Birkaç dakika kazandırıyor, karşılığında bir cihaz dolusu akışkan doğrudan atmosfere gidiyor.

Cihaz değişimi ya da söküm planlanıyorsa sorulacak soru bu: eski cihazın gazı geri kazanılacak mı. Cevap net verilebiliyorsa iş doğru yürüyor demek.

Tek kullanımlık tüplerin kullanımdan kaldırılmasının sebebi de aynı: içinde kalan artık gaz, tüple birlikte atıldığında salım oluyor.

Rakamlar nasıl karşılaştırılıyor

Bir cihazın toplam etkisini değerlendirirken iki kalem birlikte bakılıyor: akışkanın olası salımı ve cihazın ömrü boyunca harcadığı elektrik.

Ev tipi bir splitte akışkan miktarı küçük; kaçak olmadığı sürece bu kalem sınırlı kalıyor. Elektrik tarafı ise on yıl boyunca her gün birikiyor.

Bu yüzden verim sınıfı yüksek bir cihaz, akışkan tercihi kadar hatta ondan daha çok fark yaratabiliyor. Enerji etiketindeki mevsimsel verim değerleri bu karşılaştırmanın girdisi.

Büyük ticari sistemlerde denge değişiyor: şarj miktarı yüzlerce kat büyük olduğu için kaçak kalemi çok daha ağır basıyor. Kaçak kontrolü yükümlülüğünün neden kapasiteye göre tanımlandığı buradan anlaşılıyor.

Elektrik tüketimi de hesaba giriyor

Akışkanın doğrudan etkisi tablonun yarısı. Diğer yarısı cihazın çalışırken harcadığı elektrik.

Elektrik üretiminin kendi salımı var. Cihaz verimsiz çalıştığında bu salım artıyor ve toplamda çoğu zaman akışkan kaçağından daha büyük bir etki üretiyor.

Bu, bakımı çevre tarafında da anlamlı kılıyor. Kirli eşanjör, tıkalı filtre ve eksik şarj cihazı daha çok elektrik harcamaya zorluyor.

Yani en çevreci cihaz, en yeni akışkanı taşıyan cihaz değil; doğru monte edilmiş, düzenli bakım gören ve kaçaksız çalışan cihaz. Cihaz seçiminde de aynı mantık geçerli: verim sınıfı yüksek bir cihazın on yıllık toplam etkisi, akışkan tercihinden daha belirleyici olabiliyor.

Sayılar neden zaman içinde değişiyor

Aynı akışkan için farklı kaynaklarda farklı KIP değerleri görülebiliyor; bu bir çelişki değil.

Sebebi, değerlerin bilimsel değerlendirme raporlarıyla birlikte güncellenmesi. Ölçüm yöntemleri geliştikçe akışkanların atmosferdeki davranışına ilişkin tahminler de değişiyor.

Mevzuat ise belirli bir raporu referans alıyor. Bu yüzden bir yükümlülük hesaplanırken hangi listenin esas alındığı belirleyici oluyor; farklı listelerden alınan değerler farklı sonuç üretebiliyor.

Kullanıcı açısından pratik sonuç şu: karşılaştırma yapmak için sayının kendisi yeterli, ama bir yükümlülük hesaplanacaksa değerin hangi kaynaktan alındığı belirtiliyor.

Kullanıcı ne yapabilir

Somut ve küçük bir liste yeterli.

Kaçağı ertelememek. Soğutma zayıflıyorsa ölçüm yaptırmak; belirtiye bakıp gaz eklettirmemek.

Bakımı aksatmamak. Temiz bir cihaz daha az elektrik harcıyor.

Söküm sırasında geri kazanımı sormak. Bu tek soru, bir cihaz dolusu salımı önlüyor.

Cihaz yenilerken akışkana ve verim değerine bakmak. İkisi de etiketten okunuyor.

Bunların hiçbiri ek maliyet gerektirmiyor; büyük bölümü zaten cihazın ömrünü ve elektrik faturasını da olumlu etkiliyor.

Bakım kaydı çevre tarafında da işe yarıyor

Ticari sistemlerde kaçak kontrolü ve yapılan işlemlerin kayda geçirilmesi bir yükümlülük; ev tipi cihazlarda böyle bir zorunluluk yok.

Yine de kaydın değeri aynı. Hangi tarihte ne kadar gaz eklendiği yazılıysa, iki dolum arasındaki sürenin kısaldığı görülüyor. Bu, kaçağın büyüdüğünü gösteren en erken işaret.

Kayıt olmadığında her servis sıfırdan başlıyor ve eğilim görünmüyor. Sonuç, yıllarca süren ve hiç çözülmeyen bir kaçak oluyor.

Yani basit bir kayıt tutma alışkanlığı, hem cihazın ömrü hem salım tarafında karşılığı olan bir adım.

Yanlış bilinen bir nokta

Sık karşılaşılan bir karışıklık: klimanın çalışırken "gaz saldığı" düşüncesi.

Böyle bir şey yok. Akışkan kapalı devrede dolaşıyor ve normal çalışma sırasında dışarı hiçbir şey vermiyor. Dış üniteden çıkan sıcak hava, odadan alınan ısı; gaz değil.

Salım yalnız üç durumda oluyor: kaçak varsa, söküm sırasında gaz geri kazanılmadan boşaltılırsa, ya da servis işlemi sırasında hat kontrolsüz açılırsa.

Üçünün de ortak yanı önlenebilir olması. Cihazın kendisi çevreye bir şey vermiyor; veren, yapılan ya da yapılmayan işlem.

Servis çağırmak isterseniz

Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de klima bakımı, kaçak tespiti ve gaz işlemleri için ADEK Klima'ya ulaşabilirsiniz. Sökülen cihazlarda geri kazanım işlemini kayıtlı biçimde yürütüyoruz.

Sık sorulanlar

KIP (GWP) nedir?+
Küresel ısınma potansiyeli. Referans karbondioksit ve değeri 1 kabul ediliyor; bir akışkanın KIP değeri aynı miktarda karbondioksite göre kaç kat fazla ısı tuttuğunu gösteriyor. R410A 2088, R32 675.
Ton karbondioksit eşdeğeri nasıl hesaplanıyor?+
Şarj miktarı kilogram cinsinden alınıp KIP değeriyle çarpılıyor ve bine bölünüyor. Mevzuattaki kaçak kontrolü yükümlülükleri bu değere göre belirleniyor.
Kaçak neden çevre sorunu?+
Kaçan akışkanın tamamı atmosfere gidiyor. Bir kilogramlık kaçak, akışkana göre birkaç ton karbondioksite denk bir etki üretiyor. Her yıl gaz eklemek, her yıl aynı miktarı salmak demek.
Klima çalışırken gaz salıyor mu?+
Salmıyor. Akışkan kapalı devrede dolaşıyor; dış üniteden çıkan sıcak hava odadan alınan ısı. Salım yalnız kaçak, geri kazanımsız söküm ve kontrolsüz servis işleminde oluyor.
En çevreci kullanım nedir?+
Kaçağı ertelememek, bakımı aksatmamak, söküm sırasında geri kazanımı sormak ve cihaz yenilerken verim değerine bakmak. Elektrik tüketimi çoğu zaman akışkandan büyük bir kalem.

Bu başlığı tamamlayan bir diğer yazımız r32 nedir, neden yaygınlaştı oluyor.

Klimanız için hemen arayın

Şikâyeti telefonda anlatın; olası nedeni ve yapılacak işlemi söyleyelim. Adreste onayınız alınmadan işlem yapılmaz.

Pazartesi–Cumartesi 08:00–17:00 · Pazar kapalı Şu an açığız

Onayınız alınmadan işlem yapılmaz · İşçilik garantili · Değişen parça size gösterilir