Kaynağı belirsiz gazla dolum neden riskli?
Tüpteki akışkanın etiketiyle aynı olduğunun tek güvencesi kaynağı; karışım hiçbir cihazda doğru çalışmıyor.

Klimaya konulan akışkanın ne olduğu, dışarıdan bakınca anlaşılmıyor. Etikette bir isim yazıyor ama tüpün içindekinin o olduğunun tek güvencesi kaynağı. Kimliği belirsiz gazla yapılan dolum, cihazı ve devreyi doğrudan etkiliyor.
Karışık ve kaynağı belirsiz akışkan ne üretiyor, nasıl anlaşılıyor ve nelere dikkat ediliyor?
Akışkanlar birbirinin yerine geçmiyor
Soğutucu akışkanlar, belirli bir basınç-sıcaklık ilişkisine göre üretiliyor. Cihazın tüm tasarımı bu ilişkiye göre yapılıyor: eşanjör yüzeyi, genleşme elemanı, kompresör ve kontrol algoritması.
Farklı bir akışkan konulduğunda bu denge bozuluyor. Cihaz aynı basınçta farklı bir sıcaklıkta çalışmaya başlıyor.
Sonuç her zaman ani bir arıza olmuyor; çoğu zaman cihaz çalışıyor ama kapasite ve verim düşük kalıyor.
Karışım hâlindeki akışkanlarda ek bir sorun var: bileşenler farklı oranlarda buharlaşıyor. Kaçak sonrası kalan gazın bileşimi değişiyor ve üstüne ekleme yapmak tabloyu daha da bozuyor.
Bu yüzden karışım akışkanlarda dolum, kalan gaz boşaltılıp sıfırdan tartılarak yapılıyor.

Belirsiz kaynağın üç riski
Etiketi olmayan ya da geçmişi bilinmeyen bir tüpün üç ayrı riski bulunuyor.
Farklı akışkan. İçindeki gaz etikette yazandan başka olabiliyor. En sık karşılaşılan tablo, ucuz bir akışkanın pahalı olanın yerine doldurulması.
Karışım. Geri kazanılmış ama ayrıştırılmamış gaz. Birden çok akışkanın karışımı, hiçbir cihazda doğru çalışmıyor.
Nem ve kirlilik. Uygun koşulda saklanmamış ya da defalarca doldurulmuş bir tüp, devreye nem ve partikül taşıyor.
Üçüncüsü en sinsi olanı: nem sisteme girdiğinde ilk günlerde belirti vermiyor, aylar içinde asit oluşumu ve tıkanma olarak ortaya çıkıyor. Bu risk yalnız cihazı değil, sonraki bakımları da etkiliyor: kirlenmiş bir devre, sonraki her müdahalede sorun üretiyor.
Yanıcılık sınıfı ve güvenlik
Akışkanların bir bölümü yanıcı sınıfına giriyor ve bu, doğrudan güvenlikle ilgili.
Bir cihaz belirli bir akışkan sınıfına göre üretiliyor. Elektrik bileşenleri, kapalı hacim şartları ve montaj kuralları bu sınıfa göre belirleniyor.
Farklı sınıftan bir akışkan konulduğunda cihazın kendi güvenlik tasarımı geçersiz hâle geliyor.
Bu, "gaz gazdır" yaklaşımının en tehlikeli tarafı. Cihaz görünüşte çalışıyor olsa bile, tasarlandığı koşulun dışında çalışıyor.
Ayrıca yanıcı sınıftaki akışkanlarla çalışan sistemlerde montaj, bakım ve dolum işlemleri farklı ekipman ve yetkinlik gerektiriyor. Cihazın hangi akışkanla çalıştığı etiketinde yazıyor; müdahale öncesinde bakılan ilk bilgi bu oluyor.

Yanlış gaz nasıl anlaşılıyor
Şüphe varsa ölçüm birkaç işaret veriyor.
Basınç-sıcaklık uyumsuzluğu. Ölçülen basınca karşılık gelen doyma sıcaklığı ile hat üzerinde ölçülen gerçek sıcaklık tutmuyor.
Beklenmeyen aşırı ısıtma ve soğutma değerleri. İki değer de tabloya oturmuyor.
Yüksek basma sıcaklığı. Cihaz zorlanıyor ve kompresör gövdesi beklenenin üzerinde ısınıyor.
Kapasite düşüklüğü. Şarj doğru göründüğü hâlde soğutma yetersiz kalıyor.
Kesin ayrım ise akışkan analiz cihazıyla yapılıyor; bu ekipman her serviste bulunmuyor ama şüpheli durumlarda başvuruluyor. Pratikte en güçlü koruma ölçüm değil, kaynağın bilinmesi: tüpün nereden alındığı, etiketi ve dolum kaydı.
Doğru dolum nasıl yapılıyor
Kaynağı belli bir akışkanla bile dolum, yordamına uyulmadığında sorun üretiyor.
Kaçak önce bulunuyor. Kaçak giderilmeden yapılan dolum, aynı yoldan boşalan bir sistem üretiyor.
Kalan gaz değerlendiriliyor. Karışım akışkanlarda üstüne ekleme yapmak yerine sistem boşaltılıp yeniden dolduruluyor.
Vakum yapılıyor. Devre açıldıysa nem ve yoğuşmayan gazlar alınıyor.
Tartılarak dolduruluyor. Cihaz etiketindeki miktar ve hat uzunluğuna göre hesaplanan ilave, teraziyle veriliyor.
Ölçümle doğrulanıyor. Aşırı ısıtma ve aşırı soğutma değerleri kontrol ediliyor.
Beş adımın hepsi kayda geçiriliyor: hangi akışkan, ne kadar, hangi tarihte. Bu kayıt, sonraki müdahalelerde devrenin geçmişini gösteriyor.
Kullanıcının sorabilecekleri
Dolum yapılırken teknik bilgi gerektirmeyen birkaç soru, kaynağı doğrudan görünür kılıyor.
Hangi akışkan konuluyor, cihazın etiketiyle aynı mı.
Tüpün etiketi var mı, üzerinde ne yazıyor.
Kaç kilogram konuldu, tartıldı mı.
Kaçak arandı mı, bulundu mu.
İşlem kayda geçirilecek mi.
Beş sorunun da cevabı verilebiliyorsa işlem izlenebilir demek. Cevapsız kalan sorular, sonradan çıkacak sorunların da kaynağını oluşturuyor.
Ticari sistemlerde bu kayıt ayrıca bir yükümlülüğün parçası; belirli miktarın üzerinde akışkan içeren sistemlerde yapılan işlemlerin yazılı olması isteniyor.
Karışmış bir devre bulunduğunda
Sistemde farklı ya da karışık akışkan bulunduğu anlaşılırsa, yapılacak iş kapsam olarak büyüyor.
Devredeki gazın atmosfere bırakılmadan geri kazanılması gerekiyor. Bu gaz ayrı toplanıyor; kimliği bilinmediği için tekrar kullanılmıyor.
Ardından devre değerlendiriliyor: kompresör yağının durumu, filtre kurutucunun tıkanıklığı ve asit oluşumu belirtileri.
Yağda renk değişimi ve keskin koku varsa devre temizliği ve yağ değişimi gündeme geliyor. Filtre kurutucu her durumda yenileniyor.
Sonrasında vakum yapılıyor ve doğru akışkanla tartılı dolum uygulanıyor. İşlem kapsamlı; bu yüzden en ucuz çözüm, en baştan kaynağı belli akışkan kullanılması oluyor.
Geri kazanılan gazın yeniden kullanımı
Sistemden çıkarılan akışkanın atmosfere bırakılmaması gerekiyor; bu, hem yükümlülük hem de teknik doğru.
Ancak geri kazanılan gazın doğrudan başka bir cihaza konulması ayrı bir konu. Devreden alınan akışkanın içinde yağ, nem ve kirlilik bulunabiliyor.
Bu gazın yeniden kullanılabilmesi için işlenmesi ve temizlenmesi gerekiyor; bu, saha koşullarında yapılan bir işlem değil. Aynı sistemin kendi gazının geçici olarak toplanıp geri verilmesi ise farklı bir durum: sökme-takma işlemlerinde yapılan standart uygulama bu.
Ayrım basit: aynı devreye geri dönen gaz ile başka bir cihaza aktarılan gaz aynı şey değil. İkincisi, kimliği belirsiz gaz riskinin en sık kaynaklarından biri.
Etiket ve kayıt neden önemli
Cihazın hangi akışkanla çalıştığı ve devreye ne konulduğu, sonraki her müdahaleyi belirliyor. Etiket okunmaz hâle geldiyse ya da cihaz üzerinde farklı bir bilgi varsa, servis işe yanlış varsayımla başlıyor. Bu yüzden dolum sonrasında yapılan işlem cihaz üzerine ya da bakım kaydına yazılıyor: hangi akışkan, ne kadar, hangi tarihte.
Ticari sistemlerde bu kayıt zaten isteniyor; konutlarda ise iyi bir alışkanlık olarak kalıyor. Kayıt, cihaz el değiştirdiğinde de değerini koruyor: ikinci el bir cihazda devrenin geçmişini gösteren tek belge bu oluyor.
Servis çağırmak isterseniz
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de kaçak tespiti, geri kazanım, vakum ve tartılı dolum işlemlerini yapıyoruz. Kullanılan akışkanın tipi ve miktarı her işlemde kayda geçiriliyor.