Isı pompası kışın gerçekten yeter mi?
Dış hava soğudukça ısı pompasının kapasitesi düşer. Bu bir arıza değil, sistemin doğası. Kapasitenin nasıl değiştiği, COP ne anlama gelir, destek ısıtıcı ne zaman devreye girer ve faturayı ne belirler.

Isı pompası düşünen herkesin sorduğu soru aynı: kışın yeter mi? Cevap tek kelimeyle verilemiyor, çünkü "yeter mi" sorusunun cevabı üç şeye bağlı — bölgenin kış koşullarına, sistemin nasıl boyutlandırıldığına ve dağıtım tesisatına.
Bu yazıda kapasitenin neden düştüğünü, hangi değerlere bakmanız gerektiğini ve faturayı asıl neyin belirlediğini anlatıyoruz.
Isı nereden geliyor
Isı pompası ısı üretmiyor, taşıyor. Dışarıdaki havada bulunan ısıyı topluyor ve eve aktarıyor. Harcadığı elektrik yalnızca bu taşıma işine gidiyor.
Soğuk havada bile havada ısı var. Sıfır derecede bile mutlak sıfırın epey üstündeyiz ve o farktan yararlanmak mümkün. Ancak dış hava soğudukça toplanabilecek ısı azalıyor ve sistem aynı işi yapmak için daha çok çalışmak zorunda kalıyor.
Bu, sistemin kusuru değil çalışma prensibinin doğrudan sonucu. Kaynak zayıfladıkça verim düşüyor.
COP ve SCOP ne anlatıyor?
Katalogda iki değer görürsünüz. İkisi de verimi anlatır ama farklı şeyleri ölçer.
COP, belirli bir anda harcanan elektriğin kaç katı ısı üretildiğini gösterir. COP 4 demek, 1 birim elektrikle 4 birim ısı elde edildi demektir. Ancak bu değer tek bir çalışma noktası için geçerlidir; hangi dış sıcaklıkta ve hangi su sıcaklığında ölçüldüğü de yanında yazar.
SCOP, bir ısıtma sezonunun tamamı için hesaplanmış ortalama verimdir. Gerçek kullanıma daha yakın bir gösterge olduğu için karşılaştırma yaparken SCOP'a bakmak daha doğrudur.
İki cihazdan birinin COP değeri yüksek görünürken SCOP değeri düşük olabilir. Bu, o cihazın ideal koşullarda iyi, gerçek kış koşullarında ortalama çalıştığı anlamına gelir.
Soğukta kapasite nasıl düşüyor?
Etikette yazan ısıtma kapasitesi belirli bir dış hava sıcaklığı için verilir. Sıcaklık o değerin altına indiğinde gerçek kapasite azalır.
Aynı anda evin ısı ihtiyacı da artar. Yani iki eğri ters yönde hareket eder: ihtiyaç yükselirken kapasite düşer. İkisinin kesiştiği nokta, sistemin tek başına yetebildiği son sıcaklıktır.
Bu noktanın altında ya iç sıcaklık hedefin altında kalır ya da destek ısıtıcı devreye girer.
Boyutlandırma bu yüzden bölgenin tasarım sıcaklığına göre yapılmalıdır. Sadece etiket değerine bakılarak seçilen bir sistem, kışın en soğuk haftasında yetersiz kalır.
Elektrikli destek ısıtıcı
Çoğu sistemde, ısı pompasının yetişemediği durumlar için elektrikli bir rezistans bulunur. Bu ısıtıcı doğrudan elektrikle ısıtma yapar.
Devreye girdiği anda ısı pompasının verim avantajı ortadan kalkar. Harcanan elektriğin karşılığı bire bir ısıdır; taşıma değil, üretim yapılıyordur.
Kısa süreli ve seyrek çalışması normaldir. Sorun, sık ve uzun çalışmasıdır. Bunun iki sebebi olabilir.
Sistem küçük seçilmiştir. Bu durumda çözüm ayar değil, kapasitedir.
Ayarlar sistemi gereğinden erken desteklemektedir. Bazı kurulumlarda destek ısıtıcının devreye girme eşiği gereksiz yüksek bırakılır; ısı pompası daha yetebilecekken rezistans çalışır. Bu ayarla düzeltilebilir.
Kış faturası tahmininizin üstüne çıktıysa önce rezistansın ne kadar süre devrede kaldığına bakılmalı.
Dağıtım tesisatı belirleyici
Isı pompasının verimi, sistemden istenen su sıcaklığıyla ters orantılıdır. Ne kadar düşük su sıcaklığıyla evi ısıtabilirseniz verim o kadar yüksek olur.
Yerden ısıtma geniş yüzeyden düşük sıcaklıkla ısı verdiği için ısı pompasıyla en uyumlu düzendir.
Fan coil ikisinin arasında kalır. Ortamı çabuk toparladığı için düzenli oturulmayan evlerde sık tercih edilir.
Radyatör yüksek su sıcaklığı ister ve verimi düşürür. Mevcut radyatörlü bir tesisata ısı pompası eklenebilir, ancak bazı durumlarda radyatör yüzeylerinin büyütülmesi gerekir.
Aynı ısı pompası, yerden ısıtmalı bir evde ve radyatörlü bir evde belirgin farklı sonuç verir. Cihaz aynıdır, değişen tesisattır.
Defrost kaybı
Hava hem soğuk hem nemliyse dış ünitenin kanatçıklarında buz oluşur. Cihaz bunu eritmek için aralıklarla mod değiştirir; o dakikalarda eve ısı gitmez.
Her çevrim küçük bir kayıptır. Sıklığı arttıkça toplam ısıtma süresi kısalır.
Buzlanmayı belirleyen tek etken sıcaklık değil; nem de aynı ölçüde etkili. Deniz kenarında sıcaklık çok düşük olmasa bile yüksek nem nedeniyle buzlanma görülebilir.
Normalden sık defrost, aynı zamanda bir uyarıdır: eşanjör kirlenmiş, ünitenin önü kapanmış ya da bir sensör yanlış okuyor olabilir.
Faturayı asıl ne belirliyor
Kullanıcıların çoğu cihaz markasına odaklanıyor. Oysa faturayı belirleyen sıralama şöyle.
Binanın yalıtımı. Isı kaybı yüksek bir binada hiçbir sistem verimli çalışmaz. Bu kalem diğer hepsinden önce gelir.
Boyutlandırma. Küçük seçilen sistem destek ısıtıcıya muhtaç olur; büyük seçilen sistem sürekli durup kalkarak verim kaybeder.
Dağıtım tesisatı ve hedef su sıcaklığı. Yukarıda anlattığımız fark.
Devreye alma ayarları. Isıtma eğrisi ve destek ısıtıcı eşiği. Kurulumdan sonra hiç dokunulmamış ayarlar, evin ihtiyacını değil üreticinin varsaydığı bir ortalamayı hedefler.
Cihazın kendisi. Liste bu kadar aşağıda başlıyor. İyi bir cihaz kötü bir kurulumu kurtarmıyor.
Bakımın kış performansına etkisi
Isı pompasında iki taraf var ve ikisi de performansı etkiliyor.
Soğutma devresi tarafında eşanjör temizliği ve gaz basıncı belirleyici. Kirli bir eşanjör hem verimi düşürür hem defrost sıklığını artırır.
Su tarafında ise devir daim pompası, genleşme kabı, pislik tutucu ve devre basıncı önemli. Hatta kalan hava, radyatör ya da fan coillerin üstten soğuk kalmasına yol açar ve bu doğrudan konfor kaybıdır.
Su tarafı ihmal edildiğinde kayıp sessizce oluşur; kimse fark etmez ve sonunda "eskisi gibi ısıtmıyor" cümlesiyle geri döner.
Bölgemizde durum
Kıyı ilçelerinde kış ılıman geçtiği için ısı pompası yılın büyük bölümünde verimli aralıkta çalışır. Burada asıl konu kapasiteden çok korozyon ve nem kaynaklı defrost sıklığıdır.
İç kesimde ise kış koşulları sertleşir ve boyutlandırma öne çıkar. Etiket değerine göre seçilmiş bir sistem, en soğuk günlerde destek ısıtıcıya yaslanır.
Hangi bölgede olursanız olun, sistemin ayarlarının kurulumdan sonra bir kez elden geçirilmesi belirgin fark yaratıyor.
Monoblok mu, split mi
Hava kaynaklı ısı pompaları iki gövde tipinde geliyor ve seçim kurulum koşullarına göre yapılıyor.
Monoblok sistemlerde soğutma devresinin tamamı dış ünitenin içinde. Eve yalnızca su borusu giriyor. Kurulumu daha basit, soğutucu akışkan tarafında saha müdahalesi gerekmiyor. Buna karşılık su hattının donmaya karşı korunması gerekiyor.
Split sistemlerde devre iç ve dış ünite arasında bölünüyor; eve bakır boru giriyor. Donma riski su hattında olmadığı için bu tarafta avantajlı, ancak kurulumda soğutucu akışkan işçiliği gerekiyor.
Mevsimlik kullanılan ve kışın boş kalan evlerde bu ayrım önem kazanıyor; monoblok bir sistemde donma koruması ihmal edilirse eşanjör zarar görebiliyor.
Yardım gerekirse
Aliağa, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de klima servisi veriyoruz. Cihazınızın markasını ve şikâyeti söyleyin, aynı gün dönmeye çalışalım.
0531 887 49 62 · Servis talebi