Fırtına ve dolu sonrası dış ünite kontrolü
Cihaz çalışmaya devam ediyor olabilir; bu hasar olmadığı anlamına gelmiyor. Bazı etkiler haftalar sonra çıkıyor.

Şiddetli bir fırtına, dolu ya da uzun süren sağanak geçtikten sonra klima dış ünitesi çoğu zaman çalışmaya devam ediyor. Bu, hasar olmadığı anlamına gelmiyor. Bazı etkiler haftalar sonra ortaya çıkıyor ve o noktada sebebiyle bağlantısı kurulamıyor.
Hava olayından sonra yapılan kontrol belirli bir sıra izliyor; hangi belirtinin bekleyebileceği de o sırada belli oluyor.
Önce güvenlik
Kontrol, cihaza dokunmadan önce elektrik tarafıyla başlıyor.
Su, ünitenin elektrik bölümüne ya da klemens kutusuna ulaşmış olabilir. Bu durumda cihaz çalıştırılmıyor ve beslemesi kesiliyor.
Kaçak akım rölesi düşmüşse tekrar tekrar kaldırılmıyor; düşme sebebi bulunmadan verilen besleme risk üretiyor. Devrilmiş, kaymış ya da konsolu eğilmiş bir üniteye yaklaşılmıyor; sabitlemesi kontrol edilmeden yerinden oynatılmıyor. Kopmuş bir kablo ya da ezilmiş bir bakır hat görülüyorsa cihaz kapalı tutuluyor.
Bu üç durumda yapılacak tek şey beklemek oluyor; ölçüm ve müdahale servise bırakılıyor.

Dolu ne yapıyor
Dolu, dış ünitede en görünür hasarı bırakan olay. İnce alüminyum kanatçıklar noktasal darbelerle içeri çöküyor; yüzeyde küçük çukurlar oluşuyor.
Tek tek bakıldığında önemsiz görünen bu çökmeler, geniş bir alana yayıldığında hava geçişini belirgin biçimde azaltıyor.
Sonuç ölçümde çıkıyor: yoğuşma basıncı ve çekilen akım yükseliyor, sıcak günlerde cihaz koruma nedeniyle durabiliyor. Fan pervanesi de zarar görebiliyor; çatlamış ya da dengesi bozulmuş bir pervane titreşim ve ses üretiyor.
Plastik gövde ve panjur parçalarında kırık aranıyor; kırık bir parça içeriye su yolu açıyor. Kanatçık çökmesi tarakla düzeltilebiliyor, ancak tabandan kopmuş bölgeler düzelmiyor.
Rüzgâr ve savrulan cisimler
Fırtınada asıl hasarı çoğu zaman rüzgârın kendisi değil, taşıdığı cisimler veriyor. Kopan dallar, tente parçaları, çatı kaplaması ve inşaat malzemesi üniteye çarpıyor. Kanatçık yüzeyinde derin ezikler, ızgarada kırık ve gövdede göçük bu yolla oluşuyor.
Rüzgâr ayrıca ünitenin sabitlemesini zorluyor; dübeller gevşiyor, konsol eğiliyor, titreşim takozları yerinden çıkıyor.
Fırtına sonrası sabitlemenin elle kontrol edilmesi bu yüzden listenin başında geliyor. Yaprak ve poşet gibi hafif cisimler emiş yüzeyine yapışıyor; görünürde zarar yok ama hava akışı kesiliyor. Bu son madde en sık karşılaşılan ve en kolay çözülen tablo oluyor.

Su nereye ulaştı
Dış ünite yağmura dayanacak biçimde tasarlanıyor; sorun, suyun normalde ulaşmadığı yere gitmesi. Şiddetli yağış yatay rüzgârla birleştiğinde gövdenin yan açıklıklarından içeri su girebiliyor.
Zeminde duran ünitelerde ise su birikintisi tabandan yükselebiliyor; bu, en zararlı biçim oluyor.
Su elektrik bölümüne ulaştıysa yalıtım direnci düşüyor ve kaçak akım belirtileri başlıyor. Kart üzerine ulaşan su, kurusa bile iz bırakıyor; korozyon haftalar içinde ilerliyor ve arıza gecikmeli çıkıyor.
Bu yüzden su temasından şüphe ediliyorsa cihaz kendiliğinden çalışıyor olsa da kontrol ettiriliyor. Zemin kotunun düşük olduğu yerlerde kalıcı çözüm, üniteyi yükseltmek oluyor.
Gözle yapılan kontrol listesi
Hava olayı geçtikten sonra birkaç dakikalık bir tur çoğu şeyi ortaya çıkarıyor.
Sabitleme. Ünite oynuyor mu, konsol eğilmiş mi, cıvatalar yerinde mi.
Kanatçık yüzeyi. Çökme, ezik, delinme ya da yapışmış yabancı cisim var mı.
Fan ızgarası ve pervane. Kırık, çatlak ya da temas izi var mı.
Gövde ve panel. Göçük, açılmış kapak, kopmuş vida.
Boru ve kablo. Ezilme, yalıtım yırtığı, gerilmiş kablo.
Çevre. Ünitenin önüne yığılmış dal, yaprak ve malzeme.
Bu altı maddede bir bulgu varsa cihaz çalıştırılmadan bildiriliyor.
Çalışırken izlenenler
Görünür bir hasar yoksa cihaz çalıştırılıyor ama ilk günler izleniyor. Ses değişikliği ilk göstergelerden biri; yeni bir vuruntu ya da titreşim, dengesi bozulmuş bir pervaneyi işaret ediyor. Soğutma performansındaki düşüş, kanatçık yüzeyinin kapandığını gösterebiliyor.
Cihazın sık durup kalkması ya da sıcak saatlerde kesmesi, basınç tarafında bir sorunun habercisi oluyor.
Sigortanın atması ve kaçak akım rölesinin düşmesi, elektrik bölümüne ulaşmış suyu düşündürüyor. Bu belirtilerden biri çıkarsa cihaz kapatılıp ölçüm yaptırılıyor. Hiçbiri çıkmasa bile, olayın tarihi bakım kaydına yazılıyor; sonraki ziyarette karşılaştırma yapılabiliyor.
Önceden alınabilecek önlemler
Hasarın büyük bölümü konumla ve birkaç basit önlemle azaltılabiliyor. Üstü açık bir koruma sacı, dolu ve düşen cisimlere karşı en etkili çözüm; hava akışını kesmediği sürece.
Zeminde duran üniteler yükseltiliyor; su birikintisi böyle çözülüyor.
Sabitleme yılda bir kez elle kontrol ediliyor, gevşeyen bağlantılar sıkılıyor. Ünitenin yakınındaki gevşek malzemeler, saksılar ve tenteler fırtına öncesinde kaldırılıyor.
Ağaç dalları düzenli olarak budanıyor; kıyı ve açık alanlarda bu tek başına belirgin fark yaratıyor. Bu önlemler bir kez alındığında her fırtınada tekrar edilmiyor.
Sigorta ve kayıt tarafı
Hava olayı kaynaklı hasarlarda kayıt, teknik kontrol kadar belirleyici oluyor. Hasar görülür görülmez fotoğraf çekiliyor; cihazın genel görüntüsü, hasarlı bölge ve varsa çevredeki cisimler kadraja giriyor. Olayın tarihi ve saati not ediliyor; poliçe değerlendirmelerinde bu bilgi isteniyor.
Servis raporunda hasarın niteliği ve ölçüm değerleri yer alıyor; "dolu nedeniyle kanatçık çökmesi" gibi bir ifade, tek başına belirti anlatan bir cümleden daha kullanışlı oluyor.
Onarım öncesinde hasarlı hâlin kaydedilmesi, sonradan yapılan düzeltmenin kapsamını da gösteriyor. Bu kayıtlar cihazın bakım dosyasında kalıyor ve sonraki değerlendirmelerde başvuruluyor.
Bölgede kimi arayabilirsiniz
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de hava olayı sonrası dış ünite kontrolü, kanatçık düzeltme ve ölçümlü değerlendirme yapıyoruz. Su teması şüphesi varsa cihaz çalıştırılmadan yalıtım direnci ölçülüyor.