BTU, kW, watt: etiketteki sayılar ne anlatıyor?
Kapasite ne kadar soğuttuğunu, güç ne kadar harcadığını anlatıyor; ikisi karıştırıldığında seçim sapıyor.

Klima etiketlerinde ve kataloglarda birden çok sayı yan yana duruyor: BTU, kW, watt. Hepsi farklı şeyi anlatıyor ve karıştırıldıklarında yanlış cihaz seçimine yol açıyorlar.
Bu birimler ne anlatıyor, hangisi hangi kararı belirliyor ve etiketteki sayılar nasıl okunuyor?
İki farklı büyüklük var
Etiketteki sayılar iki ayrı şeyi ölçüyor ve karışıklığın kaynağı da bu.
Soğutma kapasitesi. Cihazın ortamdan çekebildiği ısı miktarı. Türkiye'de genellikle BTU ile, teknik belgelerde kW ile yazılıyor.
Çekilen güç. Cihazın şebekeden aldığı elektrik. Watt ya da kW ile yazılıyor ve faturayı bu belirliyor.
İkisi aynı birimle (kW) yazıldığında karışıklık büyüyor: aynı sayfada iki farklı kW değeri bulunuyor ve hangisinin ne olduğu ancak satır başlığından anlaşılıyor. Ayrımı akılda tutmanın basit yolu şu: kapasite ne kadar soğuttuğunu, güç ne kadar harcadığını anlatıyor. Bir cihazın verimi de bu ikisinin oranından çıkıyor; çektiği güce karşılık ne kadar soğutma verdiği.

BTU ile kW arasındaki ilişki
İkisi aynı şeyi farklı ölçekte anlatıyor; biri diğerine çevrilebiliyor. Piyasada kullanılan değerler de bu yüzden birbirinin karşılığı: 9.000, 12.000, 18.000, 24.000 gibi BTU değerleri, kW cinsinden yaklaşık 2,6 · 3,5 · 5,3 · 7,0 karşılığına geliyor.
Cihazlar bu basamaklar hâlinde üretiliyor; ara değerler bulunmuyor. Bu yüzden hesap 4,2 kW çıktığında seçim bir üst basamağa yapılıyor.
Ancak bu, "büyük seçelim garantide olsun" anlamına gelmiyor. İki basamak yukarı çıkmak kısa çevrim üretiyor.
Bir de nominal ile aralık farkı var: etiketteki tek sayı nominal değer; cihaz aslında bir aralıkta çalışıyor. İnverter cihazlarda bu aralık geniş oluyor ve etikette parantez içinde gösteriliyor.
Bu aralığın alt ucu, cihazın düşük yükte ne kadar kısabildiğini anlatıyor; kısa çevrim riski buradan okunuyor.
Nominal değer hangi koşulda
Kapasite değerleri standartlaştırılmış bir koşulda ölçülüyor; yılın en sıcak günü değil. Bu yüzden etiketteki sayı bir referans: gerçek kapasite dış hava sıcaklığına, iç ortam koşuluna ve neme göre değişiyor.
Isıtma tarafında da aynısı geçerli. Isıtma kapasitesi genellikle soğutmadan yüksek yazıyor ama bu değer, belirli bir dış hava sıcaklığında ölçülmüş oluyor; hava soğudukça kapasite düşüyor.
Bu yüzden ısıtma için seçim yapılırken bölgenin kış koşulu esas alınıyor. Etiketteki mevsimsel verim değerleri ise tek bir noktayı değil, sezon boyunca değişen koşulları temsil ediyor; karşılaştırma için tek bir kapasite sayısından daha anlamlı oluyorlar.

Çekilen güç ve akım
Etikette güç dışında bir de akım değeri bulunuyor ve bu, elektrik tarafını doğrudan ilgilendiriyor.
Nominal akım. Cihazın normal çalışmada çektiği akım. Kablo kesiti ve sigorta bu değere göre seçiliyor.
Maksimum akım. En zorlu koşulda çekilen değer; koruma seçiminde bu dikkate alınıyor.
Bakımda ölçülen akım da bu değerlerle karşılaştırılıyor. Etiketin üzerinde bir akım, cihazın zorlandığını gösteriyor.
Isıtma yapan cihazlarda bu değerler ayrı satırlarda veriliyor; ısıtma modunda çekilen güç genellikle daha yüksek oluyor. Elektrikli destek ısıtıcısı bulunan modellerde toplam güç ayrıca yazılıyor ve tesisat bu toplama göre değerlendiriliyor.
Etiketten okunacak diğer satırlar
Kapasite ve güç dışında da karar veren bilgiler var.
Akışkan tipi ve miktarı. Sonraki bakımları, dolum ve yükümlülük tarafını belirliyor.
Hava debisi. Cihazın saatte kaç metreküp hava dolaştırdığı; bakımda ölçülen debi bu değerle karşılaştırılıyor.
Ses seviyesi. İç ve dış ünite için ayrı; genellikle en düşük ve en yüksek devir için iki değer veriliyor.
Çalışma aralığı. Cihazın hangi dış hava sıcaklıkları arasında çalışabildiği. Bölge koşuluna uygunluk buradan görülüyor.
Basınç değerleri. Devrenin tasarım basıncı; servis tarafında kullanılıyor.
Bu satırlar cihaz seçilirken değil, çoğu zaman yıllar sonra servis çağrıldığında işe yarıyor. Bu yüzden etiketin okunur kalması ve fotoğraflanması öneriliyor.
Sayılar yerine hesapla seçmek
Birimleri bilmek yeterli değil; asıl karar yük hesabından çıkıyor.
Metrekareye sabit bir çarpan uygulamak yaygın ama kaba bir yöntem. Aynı metrekaredeki iki oda, cephe yönü ve cam alanı yüzünden çok farklı yük taşıyabiliyor.
Hesapta yer alan başlıklar: hacim, cephe yönü, cam alanı ve tipi, yalıtım durumu, kat konumu, kişi sayısı ve içerideki ekipman. Sonuç bir kW değeri olarak çıkıyor; cihaz basamağı buna göre seçiliyor. Doğru seçilmiş bir cihaz, en sıcak günde bile hedefe ulaşıyor ama yılın geri kalanında kısa çevrime girmiyor.
Yani birimlerin işlevi, hesabın sonucunu doğru cihaza çevirmek; kararın kendisini vermek değil.
Kataloglarda karşılaşılan diğer sayılar
Etiketin yanında katalogda başka değerler de bulunuyor ve bunlar seçimde ikinci sırada işe yarıyor.
Hat uzunluğu sınırı. İç ve dış ünite arasındaki en fazla mesafe ve kot farkı. Bu sınır aşıldığında kapasite düşüyor ve yağ dönüşü zorlaşıyor.
Fabrika şarjı ve ilave oranı. Cihazın içinde ne kadar akışkan bulunduğu ve belirli bir uzunluktan sonra metre başına ne kadar ilave gerektiği.
Bağlantı çapları. Sıvı ve gaz hattının çapı; boru siparişi bu değere göre veriliyor.
Ağırlık. Konsol ve sabitleme seçimini etkiliyor.
Bu dört değer montaj gününde işe yarıyor; seçim aşamasında sorulmadığında sahada sürpriz üretiyorlar. Özellikle hat uzunluğu sınırı, cihaz alındıktan sonra fark edildiğinde konum değişikliği gerektirebiliyor.
Bu işi biz yapıyoruz
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de yerinde keşif ve yük hesabı yapıyor, cihaz kapasitesini buna göre belirliyoruz. Cihaz etiketindeki değerler bakım kaydına da işleniyor.