Bahçe ve terasta serinletme nasıl yapılır?
Açık alanda hacim yok; hedef ortamı değil hissedilen sıcaklığı düşürmek.

Bahçe, teras ve açık kafelerde serinletme, kapalı mekândan tamamen farklı bir iş. Klima burada çözüm üretmiyor; çünkü şartlandırılacak kapalı bir hacim yok. Isı çekildiği anda yerine dışarıdan yenisi geliyor.
Açık alanda işe yarayan çözümlerin hepsinin belirli bir sınırı var; klima kurulmak istendiğinde tablo iyice değişiyor.
Açık alanda klima neden çalışmıyor
Klima, belirli bir hacimden ısıyı alıp dışarı atarak çalışıyor. Bu döngünün işlemesi için hacmin sınırlı olması gerekiyor.
Açık bir terasta ise hacim sınırsız. Cihaz soğuttuğu havayı üflüyor ama bu hava saniyeler içinde dağılıyor ve yerine sıcak hava geliyor.
Sonuç, cihazın önünde birkaç metrelik serin bir bölge ve sürekli tam kapasitede çalışan bir sistem oluyor.
Üstelik dış ünite, attığı ısıyı aynı alana veriyor. Yani ortamın toplam ısısı değişmiyor, yalnız yer değiştiriyor — kompresörün harcadığı enerji kadar da artıyor.
Bu yüzden açık alanda hedef sıcaklığı düşürmek değil, kişinin hissettiği sıcaklığı düşürmek oluyor. Çözümler de bu hedefe göre seçiliyor.

Gölge en büyük kalem
Açık alanda hissedilen sıcaklığı belirleyen en güçlü etken doğrudan güneş ışını.
Gölgede duran bir kişi ile güneş altındaki bir kişi, aynı hava sıcaklığında çok farklı hissediyor. Fark, herhangi bir serinletme cihazının sağlayabileceğinin üzerinde.
Bu yüzden ilk yatırım gölgeleme oluyor: pergola, tente, sundurma ya da ağaç.
Gölgelemenin biçimi de önemli. Havanın altından geçebildiği bir düzen, ısının birikmesini engelliyor. Kapalı ve alçak bir örtü ise altında sıcak hava hapsediyor.
Yüzey seçimi de etkili: koyu renkli ve sert zeminler gün boyu ısı depolayıp akşam saatlerinde geri veriyor. Açık renkli yüzey ve bitki örtüsü bu etkiyi azaltıyor.
Hava hareketi ikinci sırada
Gölge sağlandıktan sonra en etkili çözüm hava hareketi. Vantilatör ve dış mekân fanları havayı hareketlendirerek buharlaşmayı artırıyor; kişi kendini birkaç derece serin hissediyor. Açık alanda bunun bir avantajı var: kapalı mekândan farklı olarak nem birikmiyor, hava sürekli yenileniyor.
Dış mekân için üretilmiş modellerin seçilmesi gerekiyor; nem, toz ve doğrudan güneş, iç mekân için yapılmış cihazları hızla bozuyor. Elektrik tarafı da ayrı bir başlık: dış alanda kullanılan her cihazın uygun koruma sınıfında olması ve tesisatın kaçak akım korumasıyla beslenmesi gerekiyor.
Sabit kurulan tavan tipi dış mekân fanları, taşınabilir modellere göre hem daha sessiz hem daha etkili oluyor.

Su püskürtmeli sistemlerin sınırı
Açık alanlarda sık kullanılan bir çözüm de ince su zerreleri püskürten sistemler. Mantığı basit: su buharlaşırken ortamdan ısı çekiyor ve hava sıcaklığı gerçekten düşüyor.
Ancak bu yöntemin belirleyici bir sınırı var: nem. Kuru havada çok etkili çalışırken, nemli havada buharlaşma yavaşlıyor ve etkisi azalıyor.
Kıyı kesiminde nem yüksek olduğu için bu sistemler beklenen sonucu her zaman vermiyor; üstelik ortamı daha da nemlendirerek rahatsızlık üretebiliyor. Zerre boyutu da önemli: yeterince ince olmayan bir püskürtme, buharlaşmadan yüzeylere düşüyor ve ıslaklık bırakıyor. Bu yüzden bu çözüm, gölgeleme ve hava hareketi sağlandıktan sonra düşünülen bir tamamlayıcı olarak ele alınıyor.
Yarı kapalı alanlar farklı davranıyor
Üç tarafı kapalı bir veranda, kapatılmış bir balkon ya da katlanır cam sistemli bir teras, açık alandan farklı bir sınıfa giriyor.
Burada bir hacim oluşuyor ve klima anlamlı hâle geliyor. Ancak kapasite hesabı normal bir odadan farklı yapılıyor.
Belirleyici olan hava sızdırma oranı: cam sistemi ne kadar kapalı, kapılar ne sıklıkta açılıyor. Sürekli açık kalan bir geçiş, hesabı boşa çıkarıyor.
Cam yüzey oranı da yüksek olduğu için güneş yükü büyük; gölgeleme burada da ilk sırada geliyor. Bu alanlarda kaset ve duvar tipi cihazlar kullanılabiliyor; dış ünitenin konumu ve tahliye düzeni normal bir montajdaki gibi planlanıyor. Kışın kullanılacaksa ısıtma tarafı da hesaba giriyor; cam yüzeylerden kayıp yüksek oluyor.
İşletmelerde açık alan düzeni
Kafe, restoran ve otel teraslarında serinletme doğrudan kullanım süresini etkiliyor. Burada çözüm tek bir cihaza değil, bir düzene dayanıyor: gölgeleme, hava hareketi, yüzey seçimi ve gerekiyorsa noktasal serinletme birlikte planlanıyor.
Oturma düzeni de bu planın parçası: en sıcak saatlerde güneş alan bölgelerin kullanım dışı bırakılması ya da gölgelenmesi.
İkinci başlık ses: açık alanda çalışan fanların sesi, kapalı mekândakinden çok daha rahatsız edici oluyor ve konuşmayı zorlaştırıyor.
Üçüncüsü bakım: dış ortamda çalışan cihazlar toz, nem ve tuz yüküne açık. Sezon öncesi kontrol ve sezon sonu koruma, ömürlerini belirgin biçimde uzatıyor.
Bir de komşuluk tarafı var: açık alana konan cihazların sesi ve üflediği hava, çevredeki konutları etkilemeyecek biçimde planlanıyor.
Karar sırası
Açık alanda serinletme planlanırken izlenen sıra, bütçeyi ve sonucu birlikte belirliyor.
Önce gölge. En büyük etkiyi veren ve enerji harcamayan çözüm.
Sonra hava hareketi. Düşük tüketimle hissedilen sıcaklığı düşürüyor.
Gerekiyorsa su püskürtme. Nem düşükse anlamlı; yüksek nemde sınırlı.
Alan kapatılabiliyorsa klima. Ancak gerçek bir hacim oluştuğunda.
Bu sıra izlenmediğinde, açık bir terasa kurulan bir klima sürekli çalışıp yine de beklentiyi karşılamıyor; hem cihaz yoruluyor hem de tüketim boşa gidiyor.
Isıtma tarafı da aynı mantıkla işliyor
Açık alanda kış kullanımı gündeme geldiğinde benzer bir sınır çıkıyor.
Ortam ısıtılamıyor; ısıtılabilen tek şey kişinin kendisi. Bu yüzden dış mekân ısıtıcıları ışınımla çalışıyor: havayı değil, karşısındaki yüzeyi ve kişiyi ısıtıyorlar.
Bu da yerleşimi belirliyor. Kişiye doğrudan bakan bir konum gerekiyor; arada engel bulunduğunda etkisi kayboluyor.
Rüzgâr, bu çözümlerin etkisini belirgin biçimde azaltıyor. Yan taraflardan gelen hava akışını kesen bir düzen, ısıtıcıdan daha fazla fark üretiyor.
Yarı kapalı hâle getirilmiş alanlarda ise ısı pompası özelliği olan bir cihaz anlamlı hâle geliyor; ama burada da hacmin gerçekten kapalı olması gerekiyor.
Bölgede kimi arayabilirsiniz
Aliağa, Yenişakran, Çandarlı, Bergama ve Dikili'de kapatılmış teras, veranda ve yarı kapalı alanlar için kapasite değerlendirmesi ve montaj yapıyoruz. Tamamen açık alanlarda klimanın çalışmayacağı durumları baştan söylüyoruz.